Yaban Kuğuları (Çinli Bir Ailenin Nesilden Nesile Gerçek Hikayesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.399
Gösterim
Adı:
Yaban Kuğuları
Alt başlık:
Çinli Bir Ailenin Nesilden Nesile Gerçek Hikayesi
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751023674
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Yirminci yüzyıl Çin'ini aynı aileden üç nesil kadının yaşantılarını anlatarak yansıtan çarpıcı bir roman: Yaban Kuğuları. Mao'nun Çin üzerindeki etkisini daha önce hiç yazılmamış bir gözden, kadınların gözünden anlatan Jung Chang, Yaban Kuğuları'ndan aşkın ve cesaretin de öyküsünü dile getiriyor. Chang, yerel bir diktatörün odalığı olan büyükannesinin hikayesiyle başlayarak, annesinin genç bir komünist olarak çektiği zorlukları, komünist toplumdaki yerlerini koruyabilmek ve Kültür Devrimi'ne dayanabilmek için ailesinin yaşadığı deneyimleri akıcı bir dille okura aktarıyor. On dört yaşında Kızıl Muhafızlar'ın aktif bir üyesi olan Chang, daha sonra kendi yaşadıklarıyla anne ve büyükannesinin yaşadıklarını ayrıntılarıyla düşündüğünde hayatlarının vahşi bir dramdan ibaret olduğunun ve tarihin kısırdöngüsünün girdabında bu dramı ailesiyle birlikte milyonlarca insanın yaşadığının bilincine varır.
520 syf.
·5 günde
Kitap Çin’ de yasaklı kitaplar arasında olması ve dünyada 14 Milyondan fazla satması merakımı daha bir cezbetti. Yazar Jung Chang'un anneannesinin, henüz 15 yaşında iken bir emniyet müdürünün odalığı olmasıyla başlayan acılar, annesinin doğumu, ardından annesinin yaşadıkları ve Annesinin izinden giden Jung Chang, 14 yaşında kızıl muhafızlara katılarak Mao'nun başlattığı Kültür Devrimi karşısında mücadelesini anlatmaktadır.
Mao’ nun masum bir isim adı altında başlattığı (Kültür Devrimi) süreç, acımasızca dışlanma, açlık ve aşağılanmaya maruz kalan milyonlarca insanın ölümünü acı içinde okuyorsunuz. Odalık (Hediye edilen kadın ) ve suçlama toplantıları çok aşağılayıcı ve onur kırıcı örneklerini oradaymışçasına yaşıyorsunuz. Kitabın dil ve anlatımı oldukça akıcı ve anlaşılır, ancak tek sıkıntı isimler konusu, aşinalık olmadığındandır sanırım karışıklığa sebebiyet veriyor. Bu konuda kitap başında ki aile ağacı kısmen faydalı oluyor. Kitabın ülkemizde her ne kadar baskısı olmamakla birlikte, temin eden kitap dostlarına tavsiyemdir.
Chengdu'da yetişkinler için aylık tayın 9 kilo pirince, 50 gram yağa ve bulunabildiği takdirde, 50 gram ete indirilmişti. Bunların dışında hiçbir şey, hatta lahana bile bulunamıyordu. İnsanların çoğunda kötü beslenme nedeniyle deri altında
su birikimi demek olan ödemler başlamıştı. Buna tutulan hasta sararır ve şişerdi. Bunun en popüler tedavisi protein bakımından zengin olduğu söylenen chlorella yemekti. Chlorella insan idrarıyla beslendiğinden insanlar tuvalet yerine tükürük hokkaları na işemeye başlamışlardı. Ondan sonra bunların içine chlorella tohumları atıyorlar ve iki gün sonra yeşil balığa benzer bir şey oluşuyor, bunlar idrardan alınıp
yıkanıyor ve pirinçle pişiriliyordu. İğrenç şeylerdi ama şişmeyi de önlüyorlardı.
1960'da bir gün Yibin'deki halam Jun-ying'in kapı komşusunun
üç yaşındaki kızı kaybolmuştu. Komşu birkaç hafta
sonra sokakta kızının elbisesini giymiş bir çocuk gördü. Gidip
bakınca kızının olduğunu kanıtlayan işaretleri buldu. Durumu
polise haber verdi. Sokakta gördüğü küçük kızın annesiyle
babasının rüzgarda kurutulmuş et sattıkları anlaşıldı.
Birkaç bebek çalmışlar ve bunları öldürüp tavşan eti diye
satmışlardı. Çift idam edildi ve olay kapatıldı, ancak o dönemde
bebeklerin öldürülmesinin yaygın olduğu biliniyordu.
Kültür Devriminin başlarına kadar işkence yasaktı. Şie
şimdi polislere "eski kurallarla bağlı olmadıklarını" bildirdi.
"Ben insanların ölesiye dövülmelerinden yana değilim," dedikten
sonra şöyle devam etti: "Ama bazıları (Kızıl Muhafızlar)
sınıf düşmanlarını öldürecek kadar kendilerinden nefret
ediyorlarsa, onları zorla durdurmanız gerekmez."
Ülkeyi bir dayak ve işkence dalgası sarmıştı. Ev baskınlarında
ailelere yere çömelip Kızıl Muhafızlar önünde secdeye
kapanmaları istenirdi; sonra da bunlar Kızıl Muhafızların
meşin kemerlerinin bakır takalarıyla dövülürlerdi.
Tekmelenirler, başlarının bir yanı tıraş edilir, eşyaları ya parçalanır,
ya da yağmalanırdı.
Kültür Devrimi Otoritesinin gençleri kışkırttığı Pekin'de
durum daha da kötüydü. Kent merkezindeki bazı sinema
ve tiyatrolar işkence salonlarına dönüştürülmüştü.
Kentin her tarafından kurbanlar sürüklenerek buralara getirilirlerdi.
Çevre sokaklar kurbanların çığlıklarıyla çınladığından
yayalar buralardan geçmemeye çalışırlardı
Mao'nun yok etme emrinin başlıca hedefleri kitaplardı.
Bunlar son birkaç ay içinde yazılmamışlardı ve bu nedenle
her sayfalarında Mao'dan söz edilmemekteydi; bazı Kızıl
Muhafızlar bunların "zehirli otlar" olduğunu söylüyorlardı.
Marksist klasikler ve Stalin, Mao ve Lu Şun'un kitapları dışında
kalan bütün eserler Çin'in dört bir yanında yakılmaktaydı.
Ülke yazılı mirasının büyük bir kısmını kaybetmişti.
Kurtarılan kitaplardan çoğu da daha sonra milletin sobalarında
odun niyetine yakıldı.
Annem okulun önünde, donmuş toprak üzerinde oturan açlıktan avurtları birbirine geçmiş bir kadın görmüştü. Kadının yanında on yaşında bir kız vardı. Kızın boynuna geçirilmiş olan yaftanın üzerinde şunlar yazıyordu: " 10 kilo pirinç karşılığı satılık kız."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaban Kuğuları
Alt başlık:
Çinli Bir Ailenin Nesilden Nesile Gerçek Hikayesi
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
520
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751023674
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Yirminci yüzyıl Çin'ini aynı aileden üç nesil kadının yaşantılarını anlatarak yansıtan çarpıcı bir roman: Yaban Kuğuları. Mao'nun Çin üzerindeki etkisini daha önce hiç yazılmamış bir gözden, kadınların gözünden anlatan Jung Chang, Yaban Kuğuları'ndan aşkın ve cesaretin de öyküsünü dile getiriyor. Chang, yerel bir diktatörün odalığı olan büyükannesinin hikayesiyle başlayarak, annesinin genç bir komünist olarak çektiği zorlukları, komünist toplumdaki yerlerini koruyabilmek ve Kültür Devrimi'ne dayanabilmek için ailesinin yaşadığı deneyimleri akıcı bir dille okura aktarıyor. On dört yaşında Kızıl Muhafızlar'ın aktif bir üyesi olan Chang, daha sonra kendi yaşadıklarıyla anne ve büyükannesinin yaşadıklarını ayrıntılarıyla düşündüğünde hayatlarının vahşi bir dramdan ibaret olduğunun ve tarihin kısırdöngüsünün girdabında bu dramı ailesiyle birlikte milyonlarca insanın yaşadığının bilincine varır.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • who knows
  • H. K. N
  • LoseLina
  • Zeynep Beigh
  • enise perk
  • Maviş
  • Ecem Saadet
  • Özlem Ataünal
  • melike
  • BAHOZ CİN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (3)
9
%25 (3)
8
%25 (3)
7
%16.7 (2)
6
%0
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0