Yaban Kuğuları Çinli Bir Ailenin Nesilden Nesile Gerçek Hikayesi

8,3/10  (6 Oy) · 
9 okunma  · 
5 beğeni  · 
653 gösterim
Yirminci yüzyıl Çin'ini aynı aileden üç nesil kadının yaşantılarını anlatarak yansıtan çarpıcı bir roman: Yaban Kuğuları. Mao'nun Çin üzerindeki etkisini daha önce hiç yazılmamış bir gözden, kadınların gözünden anlatan Jung Chang, Yaban Kuğuları'ndan aşkın ve cesaretin de öyküsünü dile getiriyor. Chang, yerel bir diktatörün odalığı olan büyükannesinin hikayesiyle başlayarak, annesinin genç bir komünist olarak çektiği zorlukları, komünist toplumdaki yerlerini koruyabilmek ve Kültür Devrimi'ne dayanabilmek için ailesinin yaşadığı deneyimleri akıcı bir dille okura aktarıyor. On dört yaşında Kızıl Muhafızlar'ın aktif bir üyesi olan Chang, daha sonra kendi yaşadıklarıyla anne ve büyükannesinin yaşadıklarını ayrıntılarıyla düşündüğünde hayatlarının vahşi bir dramdan ibaret olduğunun ve tarihin kısırdöngüsünün girdabında bu dramı ailesiyle birlikte milyonlarca insanın yaşadığının bilincine varır.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2005
  • Sayfa Sayısı:
    520
  • ISBN:
    9789751023674
  • Çeviri:
    Mehmet Harmancı
  • Yayınevi:
    İnkılap Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
 13 Oca 09:02 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle Kitabı okumama vesile olan çok değerli arkadaşım Ayşe AKBAŞ Hanımefendi ye sonsuz teşekkür ve şükranlarımı sunarak başlamak istiyorum.
Kitap Çin’ de yasaklı kitaplar arasında olması ve dünyada 14 Milyondan fazla satması merakımı daha bir cezbetti. Yazar Jung Chang'un anneannesinin, henüz 15 yaşında iken bir emniyet müdürünün odalığı olmasıyla başlayan acılar, annesinin doğumu, ardından annesinin yaşadıkları ve Annesinin izinden giden Jung Chang, 14 yaşında kızıl muhafızlara katılarak Mao'nun başlattığı Kültür Devrimi karşısında mücadelesini anlatmaktadır.
Mao’ nun masum bir isim adı altında başlattığı (Kültür Devrimi) süreç, acımasızca dışlanma, açlık ve aşağılanmaya maruz kalan milyonlarca insanın ölümünü acı içinde okuyorsunuz. Odalık (Hediye edilen kadın ) ve suçlama toplantıları çok aşağılayıcı ve onur kırıcı örneklerini oradaymışçasına yaşıyorsunuz. Kitabın dil ve anlatımı oldukça akıcı ve anlaşılır, ancak tek sıkıntı isimler konusu, aşinalık olmadığındandır sanırım karışıklığa sebebiyet veriyor. Bu konuda kitap başında ki aile ağacı kısmen faydalı oluyor. Kitabın ülkemizde her ne kadar baskısı olmamakla birlikte, temin eden kitap dostlarına tavsiyemdir.

Kitaptan 10 Alıntı

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
10 Oca 12:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Chengdu'da yetişkinler için aylık tayın 9 kilo pirince, 50 gram yağa ve bulunabildiği takdirde, 50 gram ete indirilmişti. Bunların dışında hiçbir şey, hatta lahana bile bulunamıyordu. İnsanların çoğunda kötü beslenme nedeniyle deri altında
su birikimi demek olan ödemler başlamıştı. Buna tutulan hasta sararır ve şişerdi. Bunun en popüler tedavisi protein bakımından zengin olduğu söylenen chlorella yemekti. Chlorella insan idrarıyla beslendiğinden insanlar tuvalet yerine tükürük hokkaları na işemeye başlamışlardı. Ondan sonra bunların içine chlorella tohumları atıyorlar ve iki gün sonra yeşil balığa benzer bir şey oluşuyor, bunlar idrardan alınıp
yıkanıyor ve pirinçle pişiriliyordu. İğrenç şeylerdi ama şişmeyi de önlüyorlardı.

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
 10 Oca 13:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

1960'da bir gün Yibin'deki halam Jun-ying'in kapı komşusunun
üç yaşındaki kızı kaybolmuştu. Komşu birkaç hafta
sonra sokakta kızının elbisesini giymiş bir çocuk gördü. Gidip
bakınca kızının olduğunu kanıtlayan işaretleri buldu. Durumu
polise haber verdi. Sokakta gördüğü küçük kızın annesiyle
babasının rüzgarda kurutulmuş et sattıkları anlaşıldı.
Birkaç bebek çalmışlar ve bunları öldürüp tavşan eti diye
satmışlardı. Çift idam edildi ve olay kapatıldı, ancak o dönemde
bebeklerin öldürülmesinin yaygın olduğu biliniyordu.

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
11 Oca 08:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kültür Devriminin başlarına kadar işkence yasaktı. Şie
şimdi polislere "eski kurallarla bağlı olmadıklarını" bildirdi.
"Ben insanların ölesiye dövülmelerinden yana değilim," dedikten
sonra şöyle devam etti: "Ama bazıları (Kızıl Muhafızlar)
sınıf düşmanlarını öldürecek kadar kendilerinden nefret
ediyorlarsa, onları zorla durdurmanız gerekmez."
Ülkeyi bir dayak ve işkence dalgası sarmıştı. Ev baskınlarında
ailelere yere çömelip Kızıl Muhafızlar önünde secdeye
kapanmaları istenirdi; sonra da bunlar Kızıl Muhafızların
meşin kemerlerinin bakır takalarıyla dövülürlerdi.
Tekmelenirler, başlarının bir yanı tıraş edilir, eşyaları ya parçalanır,
ya da yağmalanırdı.
Kültür Devrimi Otoritesinin gençleri kışkırttığı Pekin'de
durum daha da kötüydü. Kent merkezindeki bazı sinema
ve tiyatrolar işkence salonlarına dönüştürülmüştü.
Kentin her tarafından kurbanlar sürüklenerek buralara getirilirlerdi.
Çevre sokaklar kurbanların çığlıklarıyla çınladığından
yayalar buralardan geçmemeye çalışırlardı

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
11 Oca 08:42 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mao'nun yok etme emrinin başlıca hedefleri kitaplardı.
Bunlar son birkaç ay içinde yazılmamışlardı ve bu nedenle
her sayfalarında Mao'dan söz edilmemekteydi; bazı Kızıl
Muhafızlar bunların "zehirli otlar" olduğunu söylüyorlardı.
Marksist klasikler ve Stalin, Mao ve Lu Şun'un kitapları dışında
kalan bütün eserler Çin'in dört bir yanında yakılmaktaydı.
Ülke yazılı mirasının büyük bir kısmını kaybetmişti.
Kurtarılan kitaplardan çoğu da daha sonra milletin sobalarında
odun niyetine yakıldı.

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
09 Oca 13:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Annem okulun önünde, donmuş toprak üzerinde oturan açlıktan avurtları birbirine geçmiş bir kadın görmüştü. Kadının yanında on yaşında bir kız vardı. Kızın boynuna geçirilmiş olan yaftanın üzerinde şunlar yazıyordu: " 10 kilo pirinç karşılığı satılık kız."

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
10 Oca 12:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mao'nun çelik saplantısına tıpkı diğer saplantilarında olduğu gibi karşı konulmuş değildir. Orneğin tahılı yiyen güvercinlerden hoşlanmazdı. Bu nedenle bütün aileler
seferber edilmişti. Evlerin dışında durur ve kuşları ağaçtan uçmaya zorlamak için madeni eşyayı birbirine çarpardık. Böylece kuşlar hep havada kalacaklar ve sonunda yorgunluktan düşüp öleceklerdi. Bugün bile avlumuzdaki büyük ağacın altında biz çocukların ve devlet memurlarının yaptığımız gürültüyü hala hatırlarım.

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
12 Oca 11:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mao köylülere tılsımlı bir tedavi sunuyordu: kitle halinde
yetiştirilecek olan "doktorlar": çıplak ayaklı doktorlar.
"Onların o kadar uzun bir eğitimden geçmeleri gerekmez.
Standartlarını pratikte bulup yükseltebilir," demişti. 26 Haziran
1965'te de sağlık ve eğitim için rehber olacak sözlerini
söylemişti:
"Ne kadar çok kitap okursanız o kadar aptal olursunuz."

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
09 Oca 11:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Sadık bir yurttaş imparatoru ikna etmek için kendi ölümünü kullanır,"

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
12 Oca 10:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ningnan'da olduğu gibi Deyang'da da pek az köylü bir
gazetedeki en basit bir makaleyi okuyabilirdi. Çoğu kendi
adını bile yazamazdı. Komünistlerin ilk baştaki cahillikle savaş
hamleleri sürekli cadı avlarıyla bir kenara itilmişti. Bir
zamanlar köyde komün tarafından işletilen bir ilkokulu varmış
ama Kültür Devrim'inde çocuklar öğretmene çok hakaret
etmişler. Başına bir kova geçirip yüzünü kömür karasıyla
boyayıp köy sokaklarında dolaştırmışlar. O günden sonra
kimse öğretmenlik yapmaya ikna edilememiş.
Köylülerin çoğu okulun eksikliğini hissetmiyorlardı. "Okul
ne işe yarar ki?" diyorlardı. "Parasını ödeyip yıllarca okuyorsun,
sonunda geçimini yine terinle kazanan bir köylüsün.
Kitap okuyorsun diye bir avuç fazladan pirinç vermiyorlar.
Zaman ve parayı neden boşuna harcayalım ki? Çalışma puanlarını
kazanmaya ne kadar erken başlarsan o kadar iyi."
Daha iyi bir geleceğin olmaması ve köylü olarak doğan birinin
hemen hemen hiçbir yere gidebilme imkanının olmaması
bilgi edinme heyecanını söndürüyordu. Okul yaşına gelmiş
çocuklar evde kalıp ailelerine yardım ediyorlar, ya da
daha küçük kardeşlerine bakıyorlardı. Kızların okula gitmesi
ise köylüler için tam bir zaman kaybıydı. "Nasıl olsa evlenip
başkasına ait oluyorlar. Onları okutmak yere su dökmekten
farksız," diyorlardı.

Yaban Kuğuları, Jung ChangYaban Kuğuları, Jung Chang

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız