Adalet AğaoğluÖlmeye Yatmak kitabında Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel ve toplumsal bir panoramasını gözler önüne seriyor. 1938-1968 arasındaki bu geçişi; aydınlanmacı, modernleşme çabaları ile geleneksel yapı arasındaki gerilimi, bireylerin iç dünyaları üzerinden yansıtmaya çalışıyor. Cumhuriyet’in yeni kızları ve erkeklerinin toplumsal dönüşümünü ya da dönüşememesini anlatıyor. Edebi yapının anlatım biçimi ise monologlardan, mektuplardan ve haber metni gibi farklı yazım türlerinden oluşuyor.
Bu teknik, hem iç monologlarla insanların aklından geçen bilinç akışını ortaya koyuyor hem de mektuplar aracılığıyla dönemin iletişimini, haber programları ve radyo aracılığıyla ise toplumsal atmosferi hissettiriyor. Böylece hem dönemin dünyasına hem de insanların bu dünyaya bakış açılarına farklı bir anlatım sunuyor.
Ben bu kitabı, Dar Zamanlar üçlemesinin bir parçası olduğu için seçtim. Aslında Bir Düğün Gecesi kitabında farklı pencerelerden aynı olaya bakışları okumak istemiştim; fakat üçleme olduğunu öğrenince, bu kitaptan başlamam gerektiğini düşündüm. Ne ile karşılaşacağımı bilmeden başladım. Okurken ağır monologlar, fazla karakterler, mektuplar ve haber metinleri arasında sürekli geçişler beni zorladı. Bunu ayrıca belirtmeliyim ki kitabı dinlediğim için de belki bu zorluk arttı. Yine de kurgusal ve psikolojik akıcılıkta bazı sorunlar olduğunu düşünüyorum.
Buna rağmen, tarihi ve dönemi anlatan kitapları sevenler için farklı ve güçlü bir anlatım tekniği sunduğunu söyleyebilirim. Bu kitabı koleksiyonlarına katmaları da oldukça olumlu olacaktır.
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 20245,7bin okunma