1/10
·192 syf.··
2025 34. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 08:46
Okuyucu üzerinde etki bırakmak uğruna sürekli büyük büyük laflar eden bir yazar Tarık TUFAN. İlk Descartes’in Kraliçe hikayesi ile altın vuruş yapmak için herkesi kendi olmaktan çıkaran otoriteye boyun eğme meselesine değinmiş. Akabinde sosyal sınıf belirtisi addettiği 3 numara saç kesimi.Tabi her hikayede yine büyük büyük laflar falan. Mesela 27. sayfadaki “Kirpiklerine şarkılar astığım kadınlar, her akşam odamda dağınık bıraktığım kelimeler, gece yarılarında üzerime sinen yaşam öykülerinin keskin kokuları artık yok.” ve yine bir başkasında “Kentin üstü başı bakımsız sokaklarını merhametli kadınlar emzirip, büyütüyor. Saçlarından göç etmeyi becerememiş, zayıf kırlangıçlar dağılıyor sokaklarımıza. Gözkapaklarına gizlenmiş bereketli bulutlar yağmurlarını saçıyorlar üzerimize. Bizim sokaklarımızı kadınlarımız teselli ediyor.” cümlelerinden ne demek istediğim anlaşılmıştır sanıyorum. Karşılaştırmam anlamsız ama Yaşar Kemal İnce Mehmet’inde bir laf ediyor, sıradan bir laf…Dağılıyorum mesela. Ama bu şekilde zorlama büyük laflar bende gülme hissi yaratıyor. Tabi belki seveni vardır bilemem. Bu iş biraz ideoloji, biraz bakış açısı biraz da okuma zevki ama yine de aktif okurların da benimle aynı düşünceye sahip olduklarını tahmin ediyorum. Yine kitapta yazar sürekli insanların kötü niyetinden, masum insanları kötü niyetlilerin kıskanmalarından dem vuruyor. Bu tarz insanlar beni hep yoruyor. Yani elalem benim hakkımda ne düşünmüş bir de bunu kafaya takıp kaleme almak nedir? Herkes özlü sözlerle birbirine neden laf sokma çabasında? Hakikaten boş, bomboş şeyler bunlar. İyiye, güzele teşvik nerede? Güzel bakan güzel görür. Tabi ki kötü niyetli insanlar var fakat onlardan uzak durup kafamızı onlarla meşgul etmemek en makul olanı değil mi? Yazarın hayal gücünün var olmadığı, küçük şeylere takılıp kaldığı ve okuru da buna sürüklediği kanaatindeyim. Yine Hasan Hüseyin Korkmazgil’in Haziranda Ölmek Zor şiirinden esinlenerek aynı adla kısa bir anlatısı var. Madam Butterfly film analizi yapmış başka bir sayfada da. Kitapta zaten olay örgüsü diye bir şey yok. Birbirinden ayrı, hayal gücünden yoksun sözde analizler silsilesi. Asla beğenmedim. Şimdiye kadar okuduğum en kötü kitaptı.Nasıl bu kadar övüldü anlamış değilim. Ve ben her seferinde nasıl yine popüler kitap okumam deyip aşırı övüldüğü için bir heyecanla okumaya başlıyorum? Bu da benim ayıbım olsun.
Kraliçenin PireleriTarık Tufan · Doğan Kitap · 20204,062 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.