İlişkileri çok çabuk başladı. Birden ne olduğunu anlamadan dünyanın en lezzetli dondurmasıymış gibi kızı yiyip bitirmeye başladı. James’in dediğine göre Bianca’nın ona sadece yatak odasında boyun eğmesini bekliyor. Gerçek ise bunun tam tersi. Bianca’nın hayatının her alanında ona boyun eğdirmeye çalışıyor, hayatını birden zehirli bir sarmaşık gibi sarıyor. Adamı asla karizma bulmadım. İnanılmaz düşük bir özgüveni var, bu da onu saçma şeylerden kıskançlık yapan biri haline dönüştürüyor. Kadının her şeyini kontrol etmeye çalışan, düşük özgüvenli, stalker adamlardan nefret ederim. Böyle biri isterse Henry Cavill olsun yine de benim gözümde karizmatik olamaz.
Zavallı Bianca’ya üzüldüm. Ona da kızdığım yerler oldu. Böyle korkunç bir adamda ne bulduğunu anlamadım. Kapımın önünde yatsa bu adama sümüklü mendilimi bile vermezdim. Bu kadınlarda travmalar, özellikle baba ile ilgili travmalar neden bendekinin tam tersi olarak işliyor anlamış değilim. Bianca yavrum senin tam tersi olarak baban gibi adamlardan uzak durman lazım gülüm! Sen gerçekten psikoloğunla tekrardan görüşmeye başla!
Bianca’nın arkadaşı Stephan’ın yanında olsun, uçakta pilotun yanında olsun Bianca’yı sürekli elleyip yoklaması çok korkunçtu. Alanını belirlemeye çalışan köpek içgüdülerine sahip birisin anladık! Hep Bianca’nın çevresine mesaj veriyor. Bakın, görün, yaklaşmayın, dokunmayın, Bianca benim malım diyor kısaca. Ayy yazdıkça sinirleniyorum! Şöyle bir adamı benim elime verseler ya! O kırbacı bakalım neresine monte edilmiş buluyor!
Kitabın son 100 sayfasına kadar belki bu kitabı 5 sene önce okusaydım daha çok severdim diye düşünüyordum. Hayır! 5 yıl önceki Mindoş ile konuştum. O da bu kitabı bu korkunç adamdan dolayı asla sevmezdi. Dediğim gibi Bianca’ya acil şifalar dışında söyleyecek bir şeyim yok. Haline üzüldüm. Stephan’ın sevdim, gerçi onun da bir beleşçi hali var, ufaktan Bianca’yı James’e pazarladı gibi. Ayy gerçekten mi Stephan?! Senin akıllı davranıp, Bianca’yı bu kımıl zararlısı adamdan kurtarman lazımdı.
Benim BDSM veya efendi-köle ilişkisi ile bir sorunum yok. Aksine okumayı severim. Bu kitabın sonlarına doğru James, Bianca’yı oyun odalarına indiriyor ve bazı kapalı kapılar görünce Bianca’nın düşüncesi o odalarda başka kadınlar olabilir oluyor. PARDON?!! Kızım senin güvenmediğin bir adamla böyle bir ilişki içinde işin NE?! Bak ne güzel sıfırdan kurmuşsun hayatını, belli ki kötü şeyler yaşamışsın. Gerçekten sana acıdım Bianca. Neden başına iş açıyorsun?
Canım sıkılıyordu zaten, bu kitap daha da canımı sıktı. Bana bak James efendi sen az buçuk bu kızın travmalarını, bir şiddet geçmişi olduğunu öğrenmişken, öyle deli dana gibi kızın kapısına neden dayanıyorsun? Neden onun travmalarını tetikliyorsun?! Ayy bu James denilen andavalın neresinden tutsam elimde kalıyor!!!
Devamını okuyup okumamak konusunda kararsızım. James sen benim için koca bir red flag’sin!
Kitaba puanım 6.5’tan 7!