Uçuşta Up in the Air Serisi 1

5,5/10  (31 Oy) · 
73 okunma  · 
9 beğeni  · 
1.457 gösterim
Ketum kabin memuru Bianca, milyarder otel sahibi James Cavendish'i gördüğünde zor kazanmış olduğu bütün soğukkanlılığını kaybeder. İlk karşılaşmalarından sonra 7 cm topuklu ayakkabıyla on bin metre yükseklikte bir tepsi şampanyayı rahatça taşıyabilen bir kız için şaşırtıcı bir şekilde dizlerinin bağının çözülmüş olduğunu fark eder. Genelde sakin olan Bianca, onun turkuaz gözlerine bakmaktan kendini alamaz. O gözlerde direnmenin imkânsız olduğu bir meydan okuma, bir vaat var. Oysa o, "hayır" demeye ve bunu gerçekten kastetmeye alışık bir kız.

Bianca, birinci sınıfta görevli bir kabin memuru olarak süper modeller ve film yıldızlarıyla ilgilenmeye alışık ama James Cavendish yakışıklılığıyla hepsini gölgede bırakıyor. Bu dehşet verici adam hakkında karşı konulamaz bulduğu tek şey görünüşü olsaydı, Bianca onu görmezden gelebilirdi. Ama onun hiç olmadığı kadar aklını başından alan şey, tanıştıkları andan itibaren Bianca'nın üzerinde kurduğu hâkimiyet ve onun gözlerinden okuduğu zevk ile acı vaadi.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9786055175597
  • Orijinal Adı:
    In Flight
  • Çeviri:
    Melek Elif Eren
  • Yayınevi:
    Aspendos Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Gamze Sel 
22 Tem 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Şiddetli bir çocukluk geçirmiş Bianca, artık 23 yaşına gelmiş bir kabin görevlisidir. En yakın arkadaşı Stephan bir homoseksüeldir ve Bianca'nın sahip olduğu tek ailedir. James ise yaşı belirsiz oteller sahibi milyarder çocuğumuz... O da ailesini 13 yaşında trafik kazasında kaybetmiş. Adam tam bir BDSM'ci. Bunun neden kaynaklandığını da ailesinin ölümünden sonra bakımı için verilen adamdan kaynaklanıyor. Tacize hatta daha ağırına uğramış bir çocuk. Ama bu yinede onun bu sert eğilimleri olmasına neden değil bence. Çünkü söylemeliyim ki erkek karakteri ne zaman okusam aklıma sadece Gideon Cross geldi ve o da küçük yaşta tecavüze uğramış biri ve Allahtan Gideon'umun böyle saçma sapan eğilimleri yok. Hatta bazı yerlere geldiğimde Christian Grey bile gözüme masum göründü hani. Kadına köle tasması yerine geçen bir şey bile taktı yani! Girişi zaten çok hızlı buldum daha ilk satırları okurken hop bir baktım bunlar zaten ilk görüş olayını atlatmış, tanışmışlar bile.. James karakterini başına gelmiş bir iki olay dışında bilmiyoruz. Yani tam olarak kimdir, necidir belli değil.. En azından Bianca hakkında daha fazla bilgi sahibi olduk. Yazarda çok çakal hani kitabın %70'in bizi uyut sonra kitabın bitmesine 30-40 sayfa kala birden daya aksiyonu ve en olmadık yerde de kitabı bitir. Oldu mu yani şimdi? Umarım Aspendos bizi ikinci kitap için çok bekletmez. Gerçi ben sonuna çok sinir oldum birazdan gider İngilizcesini okumaya başlarım eminim.. Kitaptaki en çok sevdiğim şey Bianca ve Stephan'ın dostluğu idi. Herkese öyle bir arkadaş nasip olsun diyorum. Ama gerçi son sayfalarda James'e kayması sinirimi bozmadı da değil. Yani her ne durum olursa olsun hep Bianca ile olup, O'nu ve aldığı kararları desteklemeli. Neyse, okuyun işte :)

"I'm going to ruin you. I"ll be your first, and I'll fuck you so thoroughly that I'll be your last, too. You won't want any other man after I've gotten my hands on you. Every last inch of you."

Up in the Air serinin diğer kitapları:

1. In Flight - Uçuşta
2. Mile High
3. Grounded
4. Mr. Beautiful ( Erkeklerin gözünden anlatılıyor bu kitapta. 2014 diye gösteriyor yayın tarihi ama kesin tarih elimizde yok daha )

Rana Bıkmaz 
28 Tem 02:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitaba verniş olduğum puan: 3/5

Bunun başlıca sebebi kitabın elli ton serisine aşırı derecede benzemiş olması. O kadar çok benzemesi etrafta Christian ve Anna yı görmeme bile sebep olacak derecede tuhaftı.
Bunun yanında başrol karakterimiz Bianca'nın defalarca kez yapmam deyip yaptığı şeylerden kaynaklanıyordu. Sahi deli etti beni bu kız! Öyle böyle değil ciddi anlamda öyle bir deli etti ki kitabı ısırmak istedim. Ciddiyim! :D

Fakat kitap sonlara doğru toparlanmaya başladı ve karakterlerin geçmişlerine doğru bir yol aldık.
Bu yolda bana kalırsa biraz elli ton serisine benziyordu ama yine de kitabın biraz da olsa gözümde şans kazanmasını sağladı.

Son kısımlarda birkaç olay yaşandı ve 'Aferin Bianca,sonunda doğru bir şey yaptın!' dememe yol açtı ama biliyorum ki Bianca tekrar benim tırnaklarımı köküne kadar yedirtecek saçma kararlar verecek :/

Ama en azından saçma kararlar verene kadar kitabı tekrar ısırmayı düşünmem. Bu da bir gelişme sayılır,öyle değil mi? :D

Dilerseniz biraz da kitaptan bahsedeyim.
Bianca karanlık bir geçmişi olan çekici bir hostes olmasının yanı sıra Stephen adında zeki,yakışıklı,disiplinli ve mükemmel bir arkadaşı vardır. Onu her daim koruyan Stephen aşkın çekiminin getirdiği James Cavandish'ten uzak tutamaz ve yolları James'ın kasıtlı uçak seyehatlerinde kesişen ikili BDMS türünde anlaşmalı bir ilişkiye yollarını açar. Bu yolda hem sarsılır,hem sarsar,hem de geçmişlerinin getirdiği farklılıkla birbirlerini onarırlar.

Bu kitaba yolculuk yapmak istiyorsanız sayfayı çevirmeniz yeterli fakat her yaş gurubuna ve her insana öneremiyorum. Bunu da üstteki paragraftan anlamış olmalısınız diye farz ediyorum.

Cebinizde kalan son parayla almanıza değecek bir kitap değil ama yaz günlerinde okunabilecek türde bir romantizm kitabı.

Ha;unutmadan söylemek isterim ki, okumadan önce tırnaklarınızı kesin yoksa sinirden yersiniz ve uygunsuz sahneler sebebiyle misafirlik gibi alanlara götürmeyin.

Son olarak,hoşça kalın! :)

muhammed akbaş 
28 May 16:49 · Kitabı okudu · 1/10 puan

Bu kitabı okurken "nesil neden böyle yetişiyor?" sorusunun cevabının ip uçlarını yakalıyor sanki. Bir yandan TV'lerin empoze ettiği yaşam tarzı, diğer yandan kendini bu tür yozlaşmadan biraz olsun sıyırıpta kitap okumaya veren gençlerin karşılaştığı bu tür eserler. Bu iki kıskacın arasında kalan gençlerin ister istemez işleri çok daha zor. Bu tür dizi, film, ve kitaplarda verilmek istenen mesaj çok net. Asla ulaşamayacağın zenginlikte bir hayatın sana sunduğu kolaylıklar. Bu tür yapımların etkisinde kalan gençlik para, güç ve seks üçlüsü için gözünü karartacak duruma geliyor. Bariz şekilde toplumu sınıf ayrımcılığına iten, paranın dünyada tek geçerli güç olduğunu gösteren bu tür dizi, film ve kitapların artık pirim yapmaması umuduyla...

Özlem Ekiz 
21 May 20:19 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Grinin Elli Tonu serisinden sonra okuduğum ikinci erotik kitap serisidir Havada serisi.

Aslında ben bu kitabı Elli'den daha fazla sevdim diyebilirim. Elli'ye benzeten çok insan var ama ben bir benzerlik göremedim.

James, Grey'den daha tatlı ve düzgün bir karaktere sahip. İkisi arasındaki tek benzerlik BDSM ilişkiye sıcak bakmaları ama onda bile fark var. Grey geçmişte yaşadıkları yüzünden bu ilişkiyi seçmiş, James de hayatına heyecan katmak ve bu tarzdan daha çok hoşlandığı için seçmiş. Grey, Ana'yı elde etmek için parasını ve sahiplenme huyunu abartı bir biçimde gösterdi. James ise bir yandan sahiplenici bir yandan nazik tavırları sayesinde benden tam puan aldı. Zenginliğini kızın gözüne fazla sokmadı, gerektiği yerlerde kızı ilişkilerinde fazla zorlamamak için onun ne istediğiyle gerçekten ilgilendi.

Burada acı çeken karakter James değil Bianca olarak görülüyor. Onun kararlı duruşu ve mümkün olduğunca karşısındakine az taviz vermeye çalışması -James ve Stephan hariç- ama geçmişteki kötü anılarına rağmen içindeki masumiyet ve iyilik dolu yanı beni benden aldı.

Leyla yüksel 
19 Haz 12:21 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Kitap kapaklarını Elli ton serisinden daha çok sevdiğim, Uçuşta kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Yetişkin romantik kitaplara Elli Ton serisi ile başladığım için bu romanı onunla kıyaslamasam olmazdı. Bu kitap için diyeceğim tek şey güzeldi.. Bianca ile james arasında daha albenili konuşmalar beklerdim fakat beklentim başka karakterler üzerinden sağlanmıştı. Onun dışında James, Christian kadar haşin erkek tavırlarında değildi. Daha kibar, Bianca'ya hayran falan. Uçuşta serisini ayıran diğer farklardan biri ikisininde küçükken yaşadığı travmatik olayların onları yaralı bir insan haline getirmiş olması. Yani tavsiye eder miyim bilemedim bu tarz romanları seviyorsan oku derim ama çok da şey yapmamak lâzım
Öpüyorum yanaklarından..
Kitaba puanım :3,5/5

Kitaptan 1 Alıntı