Puan vermedi·432 syf.····Okunma: 19 Ağustos 2025 00:00 Eylül Nora, küçük yaşta babasını kaybetmiş; Fransa’da güçlü bağlar kurmuş, akıllı, ne istediğini çok iyi bilen bir kadın. Bir örgütün başında yer alan pek çok kişiyle iş yapıyor ve her adımını hesaplayarak ilerliyor.
Ediz Akbulut ise yeraltı dünyasının korkulu rüyası… Sert, zalim, düşmanlarına asla acımayan bir mafya lideri. Onunla yolu kesişen çok az kişi sağ kalabiliyor.
Çoğu kimsenin tanımadığı Eylül, Ediz’in işlerinin merkezine giriyor ve onunla ortaklık kuruyor. Bu ortaklıktan pek de memnun olmasalar da zamanla birçok işi beraber yapmaya başlıyorlar. Eylül’ün başına gelen olaylar ise onu bir süre Ediz’in evinde kalmaya mecbur bırakıyor. İşte bu süreç, ikiliyi giderek birbirine yakınlaştırıyor.
Poyraz ise, korkusuzca Ediz’e karşı duran, onu alt etmeye çalışan, her işin bir ucunda olan biri.
Sırlar açığa çıktıkça, verilen intikam yeminleri ve hesaplaşmalar hikâyeyi daha da derinleştiriyor.
Poyraz neyin peşinde?
Eylül kimin intikamını almak istiyor?
Ediz'i son anda kurtaran sarı saçlı kadın kimdi?
Benim için tek olumsuz taraf, karakterlerden bahsederken sürekli isim veya soyadların tekrar edilmesi oldu; bu biraz akışı bozuyordu.
Bunun dışında birçok konu cevapsız bırakılmıştı ama bunun sebebinin devam kitabı olacağını tahmin ediyorum. Bu yüzden serinin sonraki kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.
Aşk, ihanet, intikam üçgeninde dönen, duygusal yoğunluğu yüksek bir roman. Kitabı elime aldığım anda, sayfaların arasına sıkışmış bir karanlık ve gizem hissiyle karşılaştım; okudukça karakterlerin dünyasına çekildim ve onların acılarını, öfkesini, kırılganlığını iliklerine kadar hissettim.
Kitap boyunca bu iki karakterin birbirine çekilmesi ve aralarındaki gerilimin yükselmesi, sayfaları elimden bırakmamı engelledi.
İntikam, aşk ve ihanetin iç içe geçtiği bu hikâyede her bölüm, yeni bir sır ve sürpriz barındırıyor. Kitabın dili, olayları anlatırken aynı zamanda karakterlerin ruh halini de geçiriyor; kimi yerde hüzünlü, kimi yerde gerilimli ve kimi yerde öylesine yoğun bir aşk var ki, sanki sayfalardan fışkırıyor.Sonuç olarak, Kırmızı Örümcek Zambakları, yalnızca bir aşk romanı değil, aynı zamanda insanın karanlık taraflarına, kayıplarına ve intikam arayışına dair düşündüren bir eser. Kitabı bitirdiğimde, Eylül ve Ediz’in yaşadıkları hâlâ aklımdaydı ve onların hikâyesiyle kendi duygularımı da sorguladım. Bu kitap, aşkın, ihanetin ve intikamın iç içe geçtiği, okudukça kendinizi kaybedeceğiniz türden bir deneyim sunuyor.