Kağıt torbanın bir yüzünde İntihar Dükkanı yazısı var. Öteki yüzünde ise şu yazı okunuyor: "Hayatta başarılı olamadınız mı? Bize gelin ölümünüzü başaracaksınız!"
Böyle bir dükkan ve slogan görseniz ne yapardınız?
İnsanlara kendi ölümlerini satan bir aile.
Hayattan umudunu kesmiş kendini öldürmek isteyen insanların uğradığı bir dükkan. Zehirler, bıçaklar, kendnizi asmak için ipler, zehirli hayvanlar, öldüren öpücükler, çeşit çeşit ve yaratıcı intihar yöntemleri..
Dükkan sahiplerinden müşterisine herkes herşeyden bıkmış depresyon içinde. Yüzler asık , herkes mutsuz, karamsarlığın hüküm sürdüğü bir dünya.
Tek bir kişi hariç. Ailenin küçük çocuğu Alan. Yaşama sevinci dolu, herşeye iyi tarafından bakabiliyor ve yüzü hep gülüyor.
Karanlığı kendi aydınlıkları olarak gören bir aile için bir tehdit ve tabii ki tüm dengeleri değiştiriyor zamanla.
Kitabın ismi ve konusu çok ilgimi çekmişti. Ancak yazım tarzını ve karmaşık diyologlarını sevemedim. Ayrıca ailenin sürekli mutlu olduğu için küçük çocuğa bağırması etmesi, depresifliği dikte etmeleri olması gerekenin bu olduğundan o kadar emin olmaları beni biraz rahatsız etti açıkçası. Ve bu kadar ölüm sempatisi içinde olup da dünyevi düzenlerini devam ettirebiliyor oluşlarını aynı zemin üzerine oturtamadım. İlginç güzel bir konu ancak daha iyi işlenebilirdi diye düşündüm genel olarak. Ama farklı bir konu ve çerezlik okumak isteyenler için okunabilir.