Bu kitap ''dünya üzerinden yazılan milyonlarca aşk romanından bir tanesidir'' diyebilirdiniz. Eğer -özellikle- kıyıda köşede kalmış, ruhunuzu bir ahşap rendesi gibi milim milim öğüten duyguları tarif etmeseydi. Yahut iç dünyanızı size bu kadar iyi anlatmasaydı. Üstelik kitap, bunu günlük hayatta kullandığımız en basit kelimeleri kullanarak yapıyor. Ayrıca romantizmin etkisiyle bu aşk öyküsünden tatlı bir sarhoşluk duyacakken ana karakterimizin romantizmden ibaret olmadığını ; hayata dair yüzünüze tokat gibi çarpan ama kabul etmemekte ısrar ettiğimiz gerçekleri bize kabul ettirişini izleyiveriyoruz. Her bakımdan Türk edebiyatının başyapıtı olan bu eser herkes tarafından okunmalıdır diye düşünüyorum.