Puan vermedi·114 syf.····Okunma: 03 Eylül 2025 14:00 Bazı anlar vardır hepimizde aynı hisleri uyandırır. Yün yorgana sarılıp, sac sobanın kızıllığı tavana vururken uykuya dalmak gibi..İşte Mustafa Kutlu bizi bu hikayesinde Anadolu’nun unutulmuş bir kasabasına götürüyor. Götürüyor derken mecazi anlamda değil; hikayeye başlar başlamaz sizi de bir sakinlik kaplıyor ve karakterle birlikte bir trene binip, ahşap evin bir odasına yerleşiyorsunuz.
Dili sade, hatta yer yer yöresel söyleyişlere rastlıyoruz ama öyle güzel betimliyor ki anlatmak istediğini; okuyucuyu karakterle buluşturup hikayenin içine alıyor Kutlu. Babasının adalet tutkusu, haksızlığa sessiz kalamaması nedeniyle kasaba kasaba gezen, küçük yaşta annesini kaybetmesi sebebiyle babasıyla adeta arkadaş gibi olan karakterimizin hikayesini okuyoruz. Okurken arka fonda “andıkça geçen günleri hasretle derinden…” çalıyor adeta.
Yoğun okumalarımın arasına bir kitap sıkıştırayım derseniz; kahvenizi alıp bir solukta okunmalık, lezzetli bir hikaye…