TAMAMEN SPORİ İÇERİYOR! Kitabı okuyanlar için bir inceleme
Puan vermedi·450 syf.··
2025 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 23:45
Kitabı baştan sona kendi yorumlarımla yazdım iyi okumalar Martin Eden'ın başlarda hevesle ve içindeki müthiş tutkuyla kendini geliştirmeye ve kendi sınıfının en iyisi olma gayreti beni büyülemişti. O okuyup bilgi edinip yükseldikçe bana da aynı duyguları aşılıyordu, içimde her şeyi öğrenme arzusunu doğurdu. Ama bu tutkunun Martinin sonunu getireceğini hiç düşünmemiştim, bana kalırsa onu ölüme sürükleyen de bu değildi zaten. Onu hayattan soğutan, heveslerini öldüren; çevresindeki insanların başarısından hemen önce ona zalimce davranmasıydı ve tabiki başarıya ulaşınca yanında kimse kalmamıştı. Artık hevesleri bile yoktu, ölü biri gibiydi. Martin'in üstüne başarılar ve paralar yağdıkça insanlar onu sevmeye yada seviyor gibi yapmaya başlamıştı ama artık Martine hiçbir şey gerçek gelmiyordu. Şu sözü bende bir iz bıraktı "çoktan yazılmıştı" burda kastettiği şuan ünlenen kitabı, şiirleri, her şeyi önceden yazılmıştı ve çevresindeki herkes onları okumuştu ama o an onların gözünde hiçbir değerleri olmamıştı hatta yazmasını çok gereksiz goruyorlardı, ona laflarıyla çok haksızlık ettiler. Fakat ünlendikten sonra çevresindekiler tıpkı bir koyun sürüsü gibi sahte toplumu takip etti. Ünlendikten sonra insanların ona yanaşmasi o kadar sahte gelmişti ki midesini bulandırıyorlardı, Martini hayattan soğutacak derecedeydi bu durum. Ruth'un onu terk edip ünlendikten sonra dönmesi ve Martin'in o anda onu sevmediğini fark etmesi de geç fark edilmiş bir gerçekti "onu gerçekten sevmediğini şimdi fark ediyordu. Sevdiği şey kızın idealleştirilmiş suretiydi, kendi elleriyle yarattığı dünya dışı ruh, aşk şiirlerinin aydınlık ve ışıltılı ruhuydu." Bence Martin'in bu duruma gelmesini sağlayan en büyük haksızlık Ruth'un yaptığıydı, onu derinden sarstı. Bu kitapta Martin'i gerçekten sevenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu; ablası, brissenden ve joe onlara da hatta onu sevmeyenlere bile ciddi manada para desteği sağlamıştı. Artık umrunda degildi hiçbir şey, sanki gideceğini biliyor gibiydi kimseye öfke bile besleyemiyordu. Brissendenın ölümü de beni çok üzmüştü çünkü aklından geçenleri söylemekten çekinmeyen dürüst ve cesur biriydi bu karakteri çok sevmiştim. Martin'e guzel anlar yaşatmıştı ayrıca Martinle aynı yolları geçtiği için Martini uyarmıştı "dikkat et bu burjuva şehirleri canına mal olacak" demişti ama nafile insan yaşamak istediklerine karşı koyamaz. Sonunu çok beğendim Swinburne' un şiirini okuyup derin bir uykuyu arzulamıştı " yaşam ağrı dolu bir yorgunluğa dönüştüğünde ölüm sonsuz bir uykuyla onu yatıştırmaya hazır beklerdi o halde Martin ne bekliyordu? Gitme vakti gelmişti" bu cümleyi okuduğumda beynimden vurulmuşa döndüm çünkü yeniden okumaya başlamıştı ve haz almıştı bu durumdan tekrar eski hayatina dönecegini düşünürken beni şaşırtmıştı, içimi büyük bir hüzün sarmıştı çünkü içten içe hep onun eski haline döneceğinden umutluydum benim de umutlarım bu dizede öldü tıpkı Martininki gibi. O umut dolu Martinin içinde değil umut; hiçbir hisse dair en ufak kırıntı kalmamıştı ve derin bir uykunun tatlı tebessümüne karşı koyamadı.
Alıntı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
·
174 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.