Yaşadığı hayattan , yaptığı seçimlerden pişman olan kedisinin ölümü ile intihara teşebbüs eden ve sonrasında kendini Gece Yarısı Kütüphanesinde bulan Nora’nın hikayesi . Kitap konusu , anlatım tarzı ve okuyucuya hayat, yaşam , seçimler ,seçenekler , sonun yani ölümün değiştirilemeyeceği sadece şeklin değişebiliceği , yaşayacağımız binbir çeşit hayatın olabileceği her şeyin bizim elimizde-düşüncelerimiz ile var olacağını anlatması kitabın çoğu kişi tarafından beğenilmesini kaçınılmaz kılıyor. Beni okurken rahatsız eden tek kısım yaşacağı hayatı seçerken farklı hayat deneme sayısının bir yerden sonra zoraki hikayeler hissi vermesi oldu . “Artık sonu gelsin , ne olduğunu nasıl bittiğini okumak istiyorum ,”dedim. Aslında yaşantıların hepsi aynıydı. Farklı yaşamlar ama düşünceler aynı . Yapması gerekenin düşüncelerini , bakış açısını değiştirmesi olduğunu anlamıştı. Gece Yarısı Kütüphanesi yanıp kül olduğunda yine kaçıp gittiği hayata geri dönmüştü ama artık her şeyin farkındaydı. Elimizde olmayan şeylere pişmanlık duymaktansa değiştirebileceğimiz olay ve düşüncelere yoğunlaşmak , anı yaşayıp elimizdekilerin kıymetini bilmek….
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig