Gönderi

İsmail Haniye
Hayatın en ağır imtihanlarından biri, insanın ya zillete razı olup susması ya da onurunu koruyup bedel ödemesidir. Kimi zaman bu bedel yalnızca bir söz söylemek, kimi zaman bir haksızlığa karşı dimdik durmak olur; kimi zaman da çok daha büyük bir fedakârlık ister. Dünya, çoğu kez adaletin eğildiği, zulmün güçlü göründüğü bir yer gibi gelir insana. Yorgun düşer, kalbi kırılır, hatta bazen “değer mi?” diye içinden geçirir. Ama sonra hatırlar: Rabbimiz sabredenleri sever, haksızlığa direnenleri şerefli kılar. Kur’an’da defalarca zulme boyun eğmeyenlerden bahsedilir; onların mükâfatı yalnızca dünyada değil, ebedi âlemde de bekler. İnsanın taşıdığı yorgunluk, döktüğü gözyaşı, hepsi Allah’ın katında kayıpsızdır. Bu yüzden her direniş, her sabır, her adım aslında bir dua gibidir. Yol bazen uzun, bazen yalnızlıkla dolu olsa da, bilinir ki Allah hiçbir çabanın karşılığını zayi etmez. İşte bu bilinç, kalbi teselli eder ve yeniden ayağa kaldırır: ne olursa olsun hakka sarılan asla kaybetmez.
Filistin
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.