Dramatik olmak istemem ama onunla tanıştığın gün, hayatına karanlık bir bulut çöktü sanki.
Önceki kitapta Nora kaçırılmıştı. Nora, kendine geldiğinde hafızası artık yerinde değildi. En azından son 5 ay silinmişti. Karanlık bir gece, babasının mezarı başında ve bir tüy... Tek hatırladığı bunlardı. Nefilimler ve kovulmuş melekler onda artık hiçbir şey ifade etmiyordu. Taki Jev'le tanışana dek.. Peki Jev kimdi? İyi mi, kötü mü? Onu kendine bu kadar yakın hissetiren şey neydi? Onu tanıdığından beri çekim alanındaydı. Sırlar yavaş yavaş açığa çıkıyor... Nora; o artık eski insan Nora değildir. Safkan bir "nefil"dir. Ve, kovulmuş meleklerle nefiller arasındaki savaş yaklaşıyor.
Hush, hush serisinin üçüncü kitabı Sessizlik, Nora'nın hafızasını kaybetmiş bir şekilde mezarlıkta uyanmasıyla başlıyor. Meğer 11 haftadır kayıpmış. Tabii ikinci kitaptan Nora'yı kaçıranın kim olduğunu biliyoruz: Hank, Nora'nın biyolojik babası. Amacını da giriş bölümünde görüyoruz. Patch'e şantaj yapıyor. O değil de, Patch Nora için kanatlarından vazgeçti ya!
Nora'nın safkan nefil olmasına (dönüşmesine mi demeliydim) sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Ama Hank'i öldürmesine sevindim. Her ne kadar Nora'nın biyolojik babası olsa da neler yaşattı Nora ve Patch aşkına. Ayrıca Nora onu öldürmeseydi Hank, Patch'in tüyünü yakıp cehenneme postalayacaktı. Neyse ki Nora ondan önce davrandı. Tabii Hank ölünce nefillerin yeni lideri Nora oldu. Bunun sonuçlarının neler olacağını final kitabında göreceğiz.