Puan vermedi·544 syf.····Okunma: 06 Eylül 2025 00:33 Özlemişim.
Bana ikiden fazla post-it ve fosforlu kalem bitirten bu evreni ayrı, Gökçen ve Murathan'ı ayrı çok özlemişim. Bu akıcılık ilaç gibi geldi.
Sayfaların üzerine durmadan yazdım ki neredeyse her yanı "çok güldüm, yiaaaaa" gibi ifadelerle dolu.
Arkadaşlıktan aşka'nın -bence zirvesi olan- çok güzel anlatıldığı Gökçen serisi, birçok yanıyla çok sahici; geçmiş anılar, anılardaki detaylar, acılar, affedilen hatalar, kılçık gibi boğaza takılı kalan keşkeler gibi.
Kitabın kurgu kitap olduğunu hatırlatan kısmı ise tabii ki Murathan ve Süleyman :) Murathan'ın olduğu her sahne zaten eritiyor beni ve Süleyman'ın olduğu (kitaptaki malûm sahneler hariç ) sahneler ise hep gülümsetiyor. Süleyman = Azim
Kitapta en sevdiğim sahneler, bir listeleme yapamayacağım kadar çok; Karakol sahnesi, fotoğrafın konuşması, Fedai Bey vd. ; Aklımda kalan üzücü anlar ve betimlemeler ise bir o kadar fazla; Murathan'ın yarası, Kardan adam ve Gökalp, Aslıhan'ın içini döktüğü sahne gibi...
Bölümlerin uzunluğu fazla ancak çok rahatsız etmedi beni. Sadece bunca sayfaya karşın zaman biraz yavaş akıyor gibi. Ve sanırım benim doyumsuzluğumdan, ben daha çok -çeşit bakımından- Murathan ve Gökçen sahnesi isterdim. Neslişah ve Aslıhan'ın olduğu sahneleri de bi ayrı sevdim, diye özellikle belirtmek isterim.
.
.
.
(+16)