Gönderi

Puan vermedi·200 syf.··
2025 13. kitabı
Insanin rüya görme, hayal kurma gibi gerçekligin dış sınırındaki gereksinimleri "mitoloji, masal ve öykü anlaticiligindan" evrilip; bu yönde baska araçlara ihtiyaç hasil olunca, önce bilimin belli bi sinifin tekelinden çıkması, tabana yayilmasiyla "bilim kurgu" ve biling endüstrisinin ürettigi, bilim kurguya yaslamis masallardan mitolojiden beslenen endüstriyel bi ürün olarak da fantastik tür günbegün edebiyat ve görsel sanatlar içinde güçlendi . Yekten fantastik ve alt türlerinin sirtina bindiği bilim kurgu, kült eserleri ve istisnalari hariç tutarsak, tipki fantastik gibi birbirine çokça benzeyen pazarda bolca bulunan hizlica tüketiciye ulaşıp o denli hizli tüketilen fason örneklerin fazlaligi bu alandaki eserlerin kayda deger olanlarinin hakettikleri kadar ciddiye alinmalarini geciktirdi. Aman canim geç olsun güç olmasın. Bilim kurguyu fantastikten ayiran en temel özellik, kurgunun okuyanin aklinda belli bir gerçeklik kazanip duygudaslik edebilmesi hatta yazarin metni kaleme aldigi zamanla okurun algi bellek düsünme gibi zihinsel faaliyetlerine seslenebilmesidir. Bilim kurgunun hangi türde (ki kendi içinde birçok türü var) oldugunu, metnin içindeki baskin ogeye bakip tespit ederiz. İşinin ehli bir bilim kurgu yazari yalnizca bilim ve teknolojiden degil; sosyoloji, antropoloji, felsefe, ekonomi, tarih vesaireden de beslenir. Potansiyeli degerlendirip devam eder. Peşisıra diyalektik kurallar vs vs de var laf uzar gider. "Yol" bilim kurgu alt türlerinden biri olan Post-apokaliptikin özel örneklerinden (aç parantez (- post-apokaliptik: nükleer, ekolojik, jeolojik vs vs felaketlerden biri ya da birden fazlasindan sebep dünyanin yikimi, bu yikimin sonrasi hayatta kalanlarin yagam mücadelesi, kisaca bi kiyamet sonrasi kurgusu) bu türde o kadar çok kitap okudum ki tümünün beni ayni derecede etkileyebilmesi namumkun. Durum su ki yirmimde de ellimde de fikrim bir noktada hiç erozyona ugramadi, hep ayni "bunu düsünüp hayal edebiliyorsam, aklima gelebiliyorsa olmaz olmaz diye bir sey yok MÜMKÜN" zihnimdeki degismez bu mümkün hali de, okudugumu asla gerçeklegmeyecek bir metin sifatindan çikarip kişisel gerçekligimin bir parçasi haline getiriyor. Nicesinin farkli varyasyonlarla elimden geçtigi cüssesi hafif muhteviyati külçe gibi agir Yol, çok etkileyici. Çignemesi de hazmi da zor, Zede literatüründe bu kitap direkt "demirden leblebi". Bir baba ogulun yanip kül olmus dünyada ne bulacaklarini bilmeden sahile ulaşma çabası. Yoldaşları, açlık, çaresizlik, umutsuzluk. Oysa baba ogula onun ateş taşıyıcısı oldugunu yineleyip dururken, kırılgan umuda, babanin insanüstü gayretine, yalin anlatimiyla ortak olup, hazmetmeye çalışırken , nice girift metinden çok daha tesirli oldugunu düsündüm hep. Alinti: "her biri yekdigerinin bütün dünyasiydi" Babanin fiziksel dünya ile etkileşiminden çok düsünce akışı hakim satirlara. çocuk minik bir ses, merhamet, umut, adamin dünya ile göbek bagi adeta.. devam etmesini, yolda kalmasini, etik degerlere sadakatini sağlamlaştıran belki de yegane unsur. Kimi kimi metnin ham kılığında servis edildigini göreceksiniz, bilhassa baba ogul diyaloglarinda, lakin bu bölümleri evcillestirilmemis özellikle yabanil birakilmis kabul ettigimi belirtmek isterim. Bilim kurgu terkibinde bilim paydasi düşük kurgu yuksek olunca, metinde farkli bir güç ariyorum, benligimi zekami hor görmeyen, hayal gücümü igdise yeltenmeyen kivraklikta bir güç. Yol temali kitaplari zor okuyan, filmleri zor izleyen biri olarak elbette zorlandim. Yol bir yere varsin varmasin nihayetinde yorucu bir süreç. Biteviye gergin, tedirgin, korkunun hakimiyetinde, egrilmis bükülmüg tamamen deforme olmus ve karanliga gomulmus bir dunyada, yol yalnizca gidilip aşılan mesafe bir yontem degil. Anlaticiyi çevreleyen dünya, deformasyonu tüm çıplaklığı ile yansitir, agaçlar dahi kavrulan köklerinde bir bir oldugu yere devrilirken, fiziki olarak da pürüzlerine eksiklerine ragmen, asfaltlar yerli yerinde kalir. Doga ve canlilar belirsiz bir sebepten (bu kismi kitap boyunca belirsizligini koruyor, ne oldugunu hiç bilemiyor yalnizca tahmin edebiliyoruz) yitip giderken belki de hiçbir yere ulaşmayan yol varligini muhafaza ediyor. Zaman belirsiz zaman geçmis gelecek ya da simdi olsa da tüm potansiyelleri barindirir nitelikte. Zamansızlaştırılmış bir kül rengi kara zaman. Yaşanılan, yaşanılması mümkün olani zaman boyutu disinda tutuldugunda, zaman sinirlayici etken olmaktan da çıkıyor. Analojik degerlendirmeye girersek buradan da zor yol aliriz. Yeni kadehle eski garap sunmak mi? evet sinemada daha önce de bir ya da birkaç degerlendirmemde örnek olarak ilistirdigim bir "mad max" serisi var elimizde, bu da izleyenlerine türe dair asinalik, okuduklarini zaten öncesinde okumus bilmis hatmetmis hissi verebilir, yaniltici olmasin efenim şeytan çogu zaman ayrintida gizlidir. Iki bilim kurgu kalibina da uyan bi metin hem ekstrapolatif hem analojik. & Teferruattan uzak durulsa da direkt yüzleşmelerle insanin insana yapabildiklerini yapabileceklerini işaret ettigi kisimlari okudugunuzda anlayacak yazarin etkin yetkin üslubunu takdir edeceksiniz diye umut ediyorum. Saygılarımla
YolCormac McCarthy · İthaki Yayınları · 20191,062 okunma
·
1.854 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.