Nostos Algos
Sobaların üzerinde fokurdayan çaydanlık, çıtırtıyla yanan odunlar, kış akşamlarını sıcacık ederdi. Yaz günlerinde ise kapının önüne atılan küçük sandalyelerde komşu sohbetleri başlar, radyodan gelen eski şarkılarla geceye tatlı bir hüzün sinerdi. Telefonlar çalmadan, ekranlar ışıldamadan, birbirimizin gözlerine bakarak konuşurduk. Çocuklar misket oynar, ip atlar, saklambaçta nefesini tutarak köşe bucak saklanırdı. O günlerin telaşsızlığı, şimdiki hızlı dünyanın en kıymetli hatırasıydı belki de. Şimdi her şey değişti; ama eski defterleri karıştırdığımda, sararmış fotoğrafların arasından çıkan gülümsemeler bana hâlâ o günlerin kokusunu getiriyor.
Müzik
··
84 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.