Başkarakterimiz Jack, eşi Gabe ile birlikte şirketler için güvenlik açıklarını test eden bir siber güvenlik uzmanıdır. Bir gece sıradan görünen bir işin ardından hayatı tamamen değişir. Eşi Gabe öldürülür ve polis Jack'i bu cinayetin bir numaralı şüphelisi olarak görür. Artık Jack hem hayatta kalmak hem de masumiyetini kanıtlamak için gerçek katilin izini sürmek zorundadır.
Gerçeğin İzinde severek okuduğum kitaplardan biri oldu. Jack'in hayatta kalma ve katili bulma mücadelesi, her şeye rağmen güçlü durmaya çalışması çok etkileyiciydi. Yaşadığı yalnızlık, suçluluk, çaresizlik duyguları ve iç hesaplaşmaları çok iyi yansıtılmıştı.
Kitap daha ilk sayfadan itibaren içine çeken yüksek tempolu bir kurguya sahipti. Jack'in polislerden kaçması, bir yandan zamanla yarışıp bir yandan da katili bulmaya çalışması çok heyecanlıydı. Kitabın ana konusu cinayet olsa da aynı zamanda güven, sadakat, suçluluk duygusu ve teknolojinin hayatımızı nasıl kuşattığıyla ilgili bir gerçeği de gözler önüne seriyordu. Jack’in dijital izlerini silmeye çalışması, kameralardan kaçması ve sürekli bir gözetim altında hissetmesi kitabı daha da gerilimli bir hale getiriyordu.
Yazarın kalemini de çok sevdim. Akıcı ve sürükleyici anlatımı sayesinde sayfaları nasıl çevirdiğimi anlayamadım. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Sevgilerimle.