Suskunlar
Puan vermedi·269 syf.··
2025 17. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 00:29
Her seneye bir İhsan Oktay Anar kitabı sığdırmaya Suskunlar ile devam ediyorum. Sizi bilemem ama ben senede bir Anar kitabını ancak kaldırabiliyorum. Her cümlesini, her satırını anlamak, anlamlandırmak istediğimden midir yoksa satır aralarını okumaya çalışırken kendimi bambaşka konuları araştırırken bulduğumdan mıdır bilinmez... Büyülendiğim, büyüsüne kapılıp sayfalarca araştırma yaptığım, sonrasında yaptığım araştırmalara kendimi kaptırıp kitaptaki olayları unuttuğum bir okuma deneyimiydi. İhsan Oktay böyle biri. Size anlatacak o kadar çok şeyi, aktaracak o kadar köklü bir kültür birikimi var ki, tüm bunları anlamak için okuyacaklarınızdan çok yapacak olduğunuz araştırmalara hazır olmanız ve tetikte olmanız gerekiyor. Aslında bakarsanız kitabın içi ipuçlarıyla dolu ama onları görmek için Anar'ın anlattığı her şeyi çok iyi anlamak gerekiyor fakat okurken kimi zaman olaylarda kimi zaman da müziğin, onun kaleminin büyüsüne kapıldığınız için kaybolduğunuz anlar oluyor. Yani sizin anlayacağınız, kaybolmak istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Suskunlar, adını bir mezarlıktan alıyor olsa da içinde müziğin, tasavvufun, dinin ve bana sorarsanız felsefenin olduğu çok iyi kurgulanmış bir kitap. Ve bütün bu alanların birbiriyle bağlantısının kusursuzca yapılmış olduğunu da söylemeden edemeyeceğim. Üç bölümden oluşan kitabın bölümleri Klasik Türk Müziğindeki makamlardan oluşuyor. Sırasıyla Yegah, Dügah ve Segah. Bu makamların etimolojik kökenleri Farsçaya dayanıyor ve anlamları; yegah için, yek ve gah kelimelerinin birleşimi ile birinci durak/ses , Dügah için; ikinci durak / ses, ve Segah üçüncü durak / ses anlamına gelmekte. Her bir makamın kitabın bölümleriyle alt metinlerle de bağlanmış olması çok tatmin edici. Ya da ben de bir müzisyen olduğum için bu bağlantıları görebilmek beni aşırı derecede mutlu etti. Kitapta tasavvuf ve müziğin metinler arası bağları çok güçlü. Bunu özellikle dünyanın kuruluşuyla makamların aynı sırada verildiği kısımda görmeniz mümkün. okurken tüylerimin diken diken olduğunu en net hissettiğim kısım o bölümdü. Başka bölümlerde de bu bağlantıyı görmek mümkün elbette. Habil Kabil hikayesinin kitapta başka bir tezahürünü okuyacak, kendisini Firavun olarak adlandırmış zalim bir adamın sonunun ne olduğunu görecek ve müziğin uhreviliğine doyacaksınız. Bu kitabı kısa şekilde anlatmak ya da incelemek mümkün değil. yazdıkça yazasım konuştukça konuşasım geliyor. Beni büyülemekle kalmadı, üzerine düşünecek sayfalarca not bıraktı. Umarım sizler de en az benim kadar seversiniz. Keyifli okumalar.
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.