Steinbeck mükemmel bir romancı. Romanın öğelerini öyle güzel bir oran ve zamanlamada sunuyor ki okuduğum diğer tüm romanlardan farklı olarak biri tarafından yazıldığını tamamen unutuyorum. "O anı yaşatıyor" demeyeceğim, "kitabın dünyasına giriyoruz" demek de tam olarak karşılamayacak. Ortaya yeni bir tanık olma biçimi çıkmış ve bu kendi gözünle görmek kadar doğal bir süreç gibi. Bitmeyen Kavga da aynı şekilde düşünmeme neden olmuştu. O yüzden artık kitap özelinde değil, Steinbeck için söyleyebiliyorum.
Bir yazarın anlatmak istediği bir şeyin olması şüphesiz pek mühim. Bu şeyi kendisi ne kadar derinden hissediyor, ona ne kadar yürekten inanıyorsa kitap da o kadar güzelleşiyor. Ha evet, bu meseleye kör kütük bağlanıp işin tadını kaçırmak da hiç olmayacak şey değil ama Steinbeck bu uçurumun yanından bile geçmiyor.
Birden çoğa, çoktan bire gitmenin türüdür roman. Gazap Üzümleri de bunun hakkını veriyor. İnsanlık tarihi kadar eski meseleler üzerinde dönüp duruyor. İki insan yan yana gelirse kendiliğinden ortaya çıkacak bir konu işlediği: hak. Fakat meseleyi o kadar yapıtaşlarına bölmeye gerek yok. Kitapta anlatıldığı hali dahi tekrar edip duruyor insanlık tarihinde. Birileri yüzünden göç etmek zorunda kalmak. Fakirlik ama ölesiye... Ortadan kaldırılabilecekken sürüp giden fakirlik... Uzağa gitmeye gerek yok. Ülkeye gelen Suriyelilerin kaçak ve daha düşük ücrete çalışmaları... Hem bu sefer başka bir ülkeye göçülmüş. Dil farklı, her şey daha çetrefilli. Ölçekler farklı olabilir ama iş için, karnını doyurmak için zorla gitmek hep var. Murat var köyde. Benden 6 yaş büyük. İki çocuğu var. Yaz boyu akşamüstü voleybol oynadık, düğünlerde eğlendik. Geçen gün gördüm. Gidiyoruz yarın dedi. Antalya'ya gidecek, serada çalışacak. Kirada mısınız diye sordum, işçi evlerinde kalıyoruz dedi. "Köyde iş kapısı olsa asla gitmem" dedi. "Ben köyü çok seviyorum". Biliyorum sevdiğini. Gözlerinden bile anlıyorum. Ama gidecek.
Kitap isimlerine özel bir ilgim var. Bazı kitaplar "iyi, hoş bu da olur" dedirtecek cinsten ya da hiç farkına bile varmazsın başlığın. Çok iyi kitaplar bile bu kategoride olabilir. GÜzel bir özet, kapsayıcı ama vuruculuktan eksik. Bir de gazap üzümlerine bakın. Gazap üzümlerinin ne olduğu, kitaba ismini verecek kadar odakta olması... Çok sevdim.