Gönderi

9/10
·312 syf.··
2025 71. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 00:30
Bu kadar kısa sürede bitirdiğim nadir eserlerden birisi oldu. Bunda tabi kitabın içeriğinin beni cezbetmesinin payı oldukça yüksek. Kitap içerisinde Atatürk'e atfedilen belli başlı iftiralara bir nevi cevap derlemesi olmuş. Bizim için önemli olan elbette hamaset değil, ancak Atatürk'e iftira atanların niyetlerinin nereden beslendiğine iyi bilmek gerekiyor. Kitapta buna değinilmiş ama ben burada Atatürk'ten bahsetmeyeceğim. Atatürk'e dil uzatanları kısaca tanıtmak istiyorum; 1- Kadir Mısıroğlu; Hacıların paralarını zimmete geçirmesiyle ünlüdür mesela, öyle ki dolandırdığı şahıs kendisini mahkemeye verip kazanmış ancak tahsil edememiş. Laik olduğu için dolandırmıştır kesin. Şeriatı savunsa böyle yapar mıydı? Mehmet Akif'e "pezevenk" demiştir mesela, laik olduğu için demiştir kesin. İngilizlerden aldığı parayla kurduğu yayınevinde birden SSCB aleyhine kitap yazma ihtiyacı duymuş. İngilizlerin adamıdır demiyorum, adam da demiyorum, öyle denk gelmiştir sadece. Hani derlerdi ya hep "amerika bize ilah satıyor ama pkkya karşı kullandırmıyor" o hesap biraz işte. Bu Mısırcı arkadaş, 80 darbesinden sonra doğru Almanya'ya kaçar, sucuk işine girer. Helal et ayağına cami cami dolaşıp bir şeyler daha kazanır. Allah bereket versin. Durur mu reis, durmaz tabi. Oradan ingiltere'ye kaçar, ingilizler buna bayağı iyi davranır, ingiltere vatandaşı olur. Bunu kendisi söylüyor. Aslanım benim, Shakespeare'i de müslüman yapar orda, kendisine Şeyh Pir ismini koyar. Ölülerle uğraşıyor hep, dirileri sevmiyor. Sonra tekrar Türkiye'ye gelir, BOP için dönemin başbakanını ikna ettiğini söyler. Ama durun hemen kötü düşünmeyin, şeriatçı ABD, laik Irak'a çöker. Geride enkaz kalır, bir de bizim Mısırcı arkadaş işte. İşin şakası bir yana, Atatürk'e hakaret ve iftira konusunda master yapar, ingilizlere hizmet ettiğini iddia ederek köşeyi döner... Kelllesi tehlikeye girince hooop İngiltere'ye kaçar. Şeriatla yönetilen ülkelere gitmez mesela. Neden şeriatçı araplar değil de laik İngiltere diye sorarsın, şeriat ülkeleri güvenli değil diye cevap verir. Ben demiyorum, mısırcı diyor. Böyle bir özü sözü bir arkadaştır kendisi. 2- Necip Fazıl Kısakürek; Sevenleri tarafından en çok iftiraya uğrayan arkadaştır kendisi, öyle iftiralara uğrar ki, benim bile canım sıkılıyor. Benim canım Necip Fazıl'ıma "üstad" diyerek iftira atıyorlar. Bu nasıl üstat kardeşim? Gençliğinde imkanları ölçüsünde yemediği halt kalmasın, sonra CHP'den para koparamayınca birden siyasi görüşün değişsin. Aradan 15 sene geçsin, Menderes'ten rüşvet aldığını bizzat Menderes söylesin. Ne karşılığında? İnönü'ye, oradan da Atatürk'e hakaret etmesi karşılığında... Valla Menderes söylüyor bunu. Hiç bana bakmayın. Üstat arkadaş, kumarhanede yakalanıyor mesela, CHP'de iken değil he, Müslüman camianın kanaat önderiyken... "Ben oraya kitap yazmaya gittim diyor." Hani fırında dört erkekle basılan kadın, savunmasında "bana hamur açmayı öğretiyorlardı" diyordu ya, o geldi aklıma, içim fesat benim. Bu Necip Fazıl da, tıpkı mısırcı arkadaş gibi birden SSCB'ye sarıyor. Soğuk Savaş'ın ortasında iken, 6. Filo olayları olmuşken, ülkede ABD karşıtlığı her geçen gün artarken, yani 1960'larda... Bizim üstat birden SSCB'ye sarıyor. Takipçisi olan iyi niyetli mütedeyyin insanlar da peşinden gidiyor tabi. Benim içim fesat ama siz yine de bu konuda bir düşünün. Bu listeye daha çok kişi ekleriz, benim favorim furkan bölükbaşı. Çok seviyorum ben furkan'ı. Özü sözü bir olmasa da orası burası ayrı oynasa da çok seviyorum. Furkan'ı sizde seversiniz aslında, bizim pornocu işte ya. Ama inançlı pornocu, öyle amerikalı ya da asyalı pornosu izlemez, başörtülü pornosu izliyor. İlkelerinden taviz vermez asla. Şeriatı savunuyor ama şeriatı aykırı şekilde sevgilisi ile aynı evde kalıyor. Yani şu an şeriat ilan edilse, bizim furkan'ı çükünden tavana asarlar. Buna rağmen savunuyor şeriatı, kalbi başka bir şey söylüyor çükü başka. Gelelim işin asıl meselesine, ben Atatürk'e tapmıyorum. Hele hele benim Atatürkçülüğüm, çıplaklık ve rakı edebiyatından çok uzaktır. Benim Atatürkçülüğüm, vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır sözünden başka bir şey değildir. Herkesin işini en iyi yaptığı bir ülkede, ne sefalet olur ne açlık ne yoksulluk ne de suç. Aksini iddia eden varsa da, etmesin. Atatürk'ün şapkasına kafayı takanlar, Fes'le dolanıyor ortalıkta. Fes dediğin şey 19. yüzyılda resmen Osmanlı'ya geldi. Evveli yok. Osmanlı tuğrası diyorlar, tasarımcısına bakıyorsun, Osmanlı'yla alakası yok. Mehter Marşı'na hiç girmiyorum bile. Bugün Osmanlı torunuyum diyen zavallılar... Siz kimsiniz Osmanlı torunu olmak kim? Osmanlıların aldığı eğitimi senin yedi sülalen almıyor. Fatih 6 dil biliyor, bizim andavallar anadillerinde beş cümle kuramıyor. Bu nasıl torun olmak? Kanuni seferden sefere çıkıyor, bizimkiler bedelli askerlik için kredi çekiyor. Sonra da Osmanlı torunuyum diyor. Gerçi onu diyenlerden bir tanesinin diploması sahte çıktı. Atanamayan şehzadem benim.. Son olarak; dünün güneşi ile bugünkü çamaşırları kurutamayız, Mete Han'dan başlayıp Atatürk'e kadar bütün Türk tarihine tapsak da nefret etsek de bugünkü sorumlulukları yerine getirmezsek, hoşumuza gidiyor diye adaleti savunmazsak, bizden bir halt olmaz.
HurafelerÜmit Doğan · Kripto Yayınları · 2021164 okunma
·
665 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.