Virginia Woolf yaratıcı gücünü yitirdiği kaygısıyla "İnsan artık yazamıyorsa, canına kıyması daha iyi olur" diyerek ceplerini taşlarla doldurup, 28 Mart 1941'de kendini Ouse ırmağına atıp intihar etmiştir. Bence Woolf, istisnasız okuyan herkesi derinden etkileyecek, hayran olunası bir yazardır. Kendi hayatının her şeyi -iç yolculukları, ruhsal çöküntüleri, dünya görüşü- kaleminin malzemesidir. "Mrs. Dalloway" romanında kendini öldürmesine neden olan delilik sorununu ve kişisel deneyimlerini bulursunuz. "Deniz Feneri" romanında derin nefesler çekerek cümlelerin arasına gizlenmiş otobiyografisini okursunuz. "Orlando" kitabında özgün düşünce gücüne hayran olursunuz. Sizi edebiyatla sımsıkı kucaklar. "Kendine Ait Bir Oda" romanında Feminizmle ilgili görüşlerini öğrenir, yazarlık mücadelesine tanık olup derin düşüncelere dalarsınız. Kendinin deyimiyle mistik ve şiirsel kitabı "Dalgalar"da edebiyatının zirvesine birlikte tırmanır onun yazmakta sizin ise okumaktaki tutkunuz birleşir doyumsuz bir zevk alırsınız. Benim için Virginia Woolf eserleri büyülü bir serüvendir... Yazmaya aşık bu kadın kıymetlimdir. Ve ölümsüzdür...