Uzun bir aradan sonra inceleme yazmak cüretini gösteriyorum. Yazma istidatımın epey
paslanmış olduğunu düşünsem de bismillah deyip başlayalım.
Ben ne için varım? Ne için yaşıyorum? Bir gün ölüp gideceksem yaşamın anlamı ne? gibi sualler
düşünme kabiliyetine sahip herkesin aklından geçer. Bu sorular insanın varoluş sancılarının
tezahürü mahiyetindedir. Öyle bir var olmak ki, olmak ve olmamak arası sonsuz bir boşluk,
içinden çıkılmayan, çıkmaya çalıştıkça daha da batılan bir müphemlikler atlası. Yazar'ın insan
tasviri öylesine anlamlı ki paylaşmadan geçmek istemiyorum. Bir insan düşünün peşinden bir
ejderha kovalıyor o sırada kendini bir kuyuya atıyor, kuyuya atladığında fark ediyor ki, aşağıda
da kendini yutmaya çalışan bir canavar var. Derken bir ağaç dalı bulup ona tutunuyor ama gelin
görün ki o ağaç dalını da küçük kurtçuklar kemiriyor. Yazar insanın yaşama uğraşını o dala
tutunma çabası olarak tanımlamış. Öleceğini bile bile o dala tutunmaya devam etmek...
İnsan o dala tutunmaya neden devam eder? O sırada aklıma o meşhur söz geliyor: "Yaşamak
için bir nedeni olan kişi hemen her nasıla dayanabilir."
O halde sebep nedir, yazar kitap boyunca bu ''neden'' üzerine odaklanmış. Ve en nihayet geldiği
sonuç insanın yalnızca bir inançla yaşayabileceği, kendini var hissedebileceği sonucuydu.
Yaşamak ile var olmak arasındaki o derin uçurum burada kendine vücut buluyor. Her birimiz
belki fizyolojik olarak yaşıyoruz. Ama insanın kendini var hissetmesi çok daha derin metafiziki
anlamlar ihtiva ediyor. Hayat bir inanç doğrultusunda yaşadığımızda anlamlı.
Ayrıca yazarın ilgili kitapta hristiyanlık inancı dahil olmak üzere diğer inançları da sorgulaması
dikkatimi çekti. Bir anlam arıyor hayatta. Önce bilim dünyasında ama bakıyor ki bilim dünyası
onun sorularını tatmin etmiyor. O kapıda kendine cevap bulamıyor aksine kafası daha da
karışıyor. Ardından inaçların içinde dalıyor. Ama kitabın sonunda elle tutulur kesin bir sonuç yok.
Biraz bulanık bir son olmuş, bence bu da okurun düşünme yetisini kullanması açısından oldukça
manidar. Hülaseten ben kitabı sevdim. Hafif felsefi hafif deneme tadında bol sorgulamalı keyifli
bir okuma deneyimi oldu benim için.
Selametle