·344 syf.····Okunma: 09 Eylül 2025 15:53 Savaş sırasında bir anne ikiz oğullarını savaştan, büyük şehirden, açlıktan korumak için annesinin yanına bırakmasıyla başlıyor ki ilk bölüm olan “Büyük Defter” de çocukların anneanne yanındaki yaşamları anlatılıyor.
II. bölüm “Kanıt” da, ikizlerden birinin Claus ( bu ismi bölümün sonunda öğreniyoruz ) sınır dışına kaçmasıyla küçük şehirde kalan Lucas’ın ilk kez ayrıldığı ikiz kardeşinden sonra hayata tutunma mücadelesi anlatılıyor.
lll. bölüm “Üçüncü Yalan” da ise kardeşini bulmak için küçük şehire dönen Claus devreye giriyor ve olaylar buradan itibaren tekinsiz bir şekilde devam ediyor.
Kitabın ortalarından sonra kurgu ve gerçekliğin birbirine girdiği sınırların kaybolduğu, çarpıcı ve etkileyici bir var olma mücadelesi. Kitabı bitirip kurguyu anladığımı düşünsem bile hala kendime soruyorum: “ Asıl hikaye hangisi, gerçek ne ve aslında yaşanılan hayat hangisi?, Hatırlanan mı gerçek, anlatılan mı? Bu yönüyle yıllar önce okuyup çok sevdiğim “Ruh Adam” kitabındaki okur hissiyatı ve biraz da o tatlı karmaşayı yaşadım.
“Büyük Defter” Ve “Kanıt” bölümlerinde bir hikaye var ve bu hikayeyi “Üçüncü Yalan” bölümünde Lucas’ın kardeşi Claus/ Klaus’u bularak geçmişte tuttuğu beş defterlik notları vermesi ile başka bir boyutta yorumladım. Yani aslında “Üçüncü Yalan” kitaplarındaki durumlar gerçek; annesi, savaş öncesi eşinin ihaneti itiraf etmesi ile bir cinnetle eşini öldürüyor ve Lucas'ı da istemeden yaralıyor, Lucas tedavi merkezine gidiyor, savaştan dolayı kaybolup sonra başka bir ülkeye kaçıyor. Claus ise “şey” diye bahsettiği o aile faciasına ve parçalanmasına sebep olan Antonia ve kızkardeşi Sarah ile birlikte yaşıyor. Lakin kızkardeşine aşık olmasıyla bir nevi uzaklaşarak, oğlu Lucas’ın felaketine sebep olan ve akli dengelerini yitiren annesine destek olmak için annesinin yanında yaşamaya başlıyor. Lakin annesi ile yaşadığı süreçte annesinin dilinde Lucas ve Lucas üzerinden Claus aşağılamaları… Uzun yıllar sonra büyük bir sevgiyle, mücadeleyle ailesini arayan Lucas onları buluyor ancak Lucas güzellemeleriyle hiçleşen Claus yılların nefretiyle yalanla kardeşi olduğunu kabul etmiyor. Sonra Lucas'ın notlarından yola çıkarak aslında şair olan Claus “Büyük Defter” ve “Kanıt”kitaplarını yazıyor çünkü gerçek hayatlarındaki “Üçüncü Yalan” bölümde bahsedilen kişiler/durumlar diğer iki bölümün içine serpiştirilmiş gibi hissettim; ll. bölümdeki papaz ile Antonia'nın babasının papaz olması, l. Bölümdeki anneannenin evindeki subayla babasının benzerliği. I. Bölümde onları almaya gelen annesi ve kucağındaki kız kardeşi ile gerçek hayattaki Antonia/ Sarah gibi, Clara, Victor, Peter vb. bir çok karakter gerçeklik ve hayal olan yaşamların içinde serpiştirilmiş.
Yazım dili oldukça sade ve akıcı. Cümleler kısa ki bu denli kısa cümlelerle savaşın, yaşamın, mücadelenin, sefaletin böylesine sert anlatılabilmesi de hayranlık verici.
Kurgu, bir çok farklı konu ekseninde öyle bütüncül ve bağlantılı işlenmiş ki hiç kopukluk hissedilmiyor. Her karakter iz bırakıyor hatta yaşamlarıyla, bütüne uygun zenginlik katmışlar. Kitabın birinci ve ikinci bölümünden bambaşkaymış gibi görünen son bölümü bile daha iyi bir “nokta” ile bitirilemezdi, diye düşündürdü; standart bağlantılardan uzak okurun anlamlandırabildiği çok yönlü bir bitiş. Her detay öyle yerli yerindeydi ki merakla okudum ama bazı detayları hazmetmekte de ve devam etmekte de zorlandım. Zorlandıklarım da puan kırma sebebim oldu açıkçası;kitabın özellikle ortalarına kadar pedofili, ensest ilişki üzerine kurgular var. Hassas olan bu konuların, ahlaki normlardan uzak bir şekilde ele alınması ve bu ilişkilerin lüzumsuz bir detaylı anlatımla aktarılması rahatsız ediciydi. Bu gereksiz ve anlamlandıramadığım, kurgunun/anlatımın kalitesine oturtamadığım bu duyguyu “Vejetaryan” kitabını okurken de hissetmiştim.
Severek okudum, demek bu tür bir kitap için doğru bir yorum olmaz. Çünkü bu kitapta mücadelenin, sefaletin,savaşın, zaman zaman acımasızlığın gözleri dolduran duygusu değil, duygusuz bir gerçeklikte anlatımıyla hayranlık duyarak okudum, demek doğru olan. Hiç unutmayacağım kitaplar arasına girdi.