Sadece kitaplar…

Sadece kitaplar…

Sadece kitaplar…

, bir kitap okudu
6/10
·96 syf.·
65 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 08:44
·
2026 13. kitabı
Zeynep Baki
9.3/10 · 52 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·248 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 00:00
Meltem’in hikâyesi daha en başından içimi burktu. Daha bebekken hem annesi hem babası tarafından isteyerek terk edilmesi… Bir çocuğun bunu anlamlandırma biçimi çok acı: “Sevilmiyorsam, demek ki
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,3bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 12. kitabı
Candide benim için hem eğlenceli hem düşündüren bir kitaptı. Voltaire bu eserinde, Gottfried Wilhelm Leibniz’in “her şey zaten olması gerektiği gibi” anlayışıyla açıkça dalga geçiyor. Kitabın başkahramanı Candide saf, iyi niyetli bir genç. Sevdiği kadın Cunegonde için yollara düşüyor ve bu yolculukta başına gelmeyen kalmıyor. Savaşlar görüyor, haksızlıklara uğruyor, sürekli savruluyor ama yine de umudunu kaybetmiyor. Yol boyunca karşılaştığı insanlar aslında farklı bakış açılarını temsil ediyor. Özellikle Martin karakteri bana daha gerçekçi geldi. Sürekli sorgulayan, her şeye daha karamsar bakan biri. Kitapta bazen “yok artık” dedirten olaylar oluyor ama zaten anlatım biraz abartılı ve mizahi. Bu da kitabı sıkıcı olmaktan çıkarıyor. Hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Kitabın en çarpıcı yanı ise tüm bu karmaşanın sonunda vardığı yer. Büyük fikirler, metafizik tartışmalar, kadercilik… Hepsi bir noktada anlamını yitiriyor. Türk çiftçinin umursamaz ama bir o kadar da sarsıcı cevabı: “Çocuklarımla birlikte eker biçerim, çalışma üç büyük kötülüğü uzak tutar: can sıkıntısı, kötü huyları ve yoksulluğu.” Ve ardından Candide’nin anladığı sade gerçek, insan huzuru çalışmada bulur. Candide’in “bahçemizi ekip biçmeliyiz” diyerek noktayı koyması, bana göre kitabın en güçlü cümlesi. Ve benim bir okur olarak anladığım: Hayatı sadece konuşarak ya da kader deyip geçip, sürekli büyük büyük düşünmek yerine insanın kendi hayatına odaklanması, çalışması ve üretmesi gerekiyor. Yani kısaca herkes kendi “bahçesini” ekip biçmeli.
Candide ya da İyimserlikVoltaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20257bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 10. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:00
90’lı yılların İstanbul’unda, küçük bir mahalle olan Hasköy’de geçiyor hikâye. Yazarın ilk kez okuduğum kitabı Mihrap oldu. Bu kitapta, daha önce babasını kaybetmiş o çocuk Mihrap’ın bu kez 30’lu yaşlarına tanıklık ediyoruz. Kısa süren bir evlilik, ardından gelen boşanma ve yeniden annesiyle kurulan bir hayat… “Hükümet gibi kadın” olan annesiyle birlikte, babasından kalan ve ilk kitaptan da tanıdığımız o küçük tuhafiye dükkânını işletmeye devam ediyorlar. En sevdiğim şeylerden biri de karakterlerin tanıdık oluşuydu. Aynı mahalle, aynı insanlar, aynı komşular… Sanki yabancı bir hikâye okumuyorum da, bildiğim bir sokakta dolaşıyorum gibi hissettirdi bana. Mihrap yaşadıklarını öyle bir anlatıyor ki; aslında acı olan şeyler bile insanı ağlatmıyor. Tam tersine, o akılcı ve ince esprilerle her şey trajikomik bir hâl alıyor. Hem iç burkan hem de gülümseten bir anlatım… Yazarın o akıcı ve esprili dili, her şeyin fazlasıyla dramatize edildiği bir dünyada bana gerçekten nefes aldırdı. Okurken içim hafifledi diyebilirim. Ayrıca o döneme hem çocuk hem de yetişkin olarak bir şekilde temas etmiş olmak, kitapta geçen pek çok kişi ve durumu bana fazlasıyla tanıdık kıldı. Bu da okurken güçlü bir nostalji hissi yarattı bende; sanki sadece bir hikâye okumadım, kendi geçmişimden sahnelerle karşılaştım.
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,842 okunma