Sadece kitaplar…

6/10
·120 syf.··
2026 24. kitabı
Halil Cibran’ı ve Paulo Coelho’yu ayrı ayrı çok sevdiğim, okumaktan büyük keyif aldığım yazarlar arasında görürüm. İsimlerini aynı kitap kapağında görünce büyük bir heyecanla başladım. Sanırım biraz da bu yüksek beklenti, okuma deneyimimi etkiledi. Kitap, Halil Cibran’ın Mary Haskell’e yazdığı 15 yıllık aşk mektuplarından oluşuyor. Cibran’ın sadece büyük bir şair ve düşünür değil; seven, özleyen, sorgulayan, ruhun derinliklerine dokunmaya çalışan bir insan hâlini görmek çok kıymetliydi. Mektuplarda Cibran’ın zarif dili, düşünce dünyası ve duyguları hissediliyor. Fakat sevdiğim iki ismin buluşmasının yarattığı heyecanla başladığım için, belki de içimdeki beklenti kitabın önüne geçti. Yine de Cibran’ın kalbinden süzülen bu satırları okumak, onun dünyasına başka bir pencereden bakmak güzeldi.
Ermiş’in Aşk MektuplarıHalil Cibran · Can Yayınları · 2025319 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·112 syf.··
2026 25. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı her okuyuşumda aynı şeyi hissediyorum; onu bazen sadece keyifli bir mola gibi elime alıyorum ama sayfalar ilerledikçe, yıllar öncesinden bugüne uzanan o güçlü gözlemleriyle kendimi düşünürken buluyorum. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Şık romanı; yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi (Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Efsuncu Baba, Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür) toplumun aksayan yönlerini ince bir mizah ve güçlü gözlemlerle ele alıyor. Şık romanında da Gürpınar, Şatırzade Şöhret Bey karakteri üzerinden dönemin yanlış anlaşılmış batılılaşma anlayışını; dış görünüşe, gösterişe ve taklide dayanan bir yaşam biçimini ince bir mizahla ele alıyor. Romandaki Drol ile Şatırzade Şöhret Bey arasındaki benzerlik, Gürpınar’ın ince bir dokunuşu gibi geldi bana. Bir köpeğe ipekler giydirmek, onu süslemek nasıl onu gerçekten soylu bir köpeğe dönüştürmüyorsa; insanın da yalnızca dış görünüşünü değiştirmesi, taklitlerle yeni bir kimlik kurmaya çalışması onu özünde başka biri yapmıyor. Belki de bu yüzden Gürpınar’ın eserleri hala güncel… Çünkü o sadece yaşadığı dönemi değil, insanın değişmeyen zaaflarını anlatıyor.
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 20215,9bin okunma
7/10
·144 syf.··
2026 23. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:13
Bu kitabı okurken kendimi bir roman ya da masal okuyormuş gibi değil; çocukken Ankara’nın girişinden geçerken hep dikkatimi çeken gecekonduların içinde nasıl hayatlar yaşandığını merak ettiğim günlere dönmüş gibi hissettim. Belki de beni en çok içine çeken tarafı bu tanıdık merak oldu. Roman, klasik anlamda bir olay örgüsüne sahip değil. Tek bir kahramanın etrafında ilerlemiyor; daha çok Çiçektepe adlı bir gecekondu mahallesinin kuruluşunu, büyümesini ve orada yaşayan insanların hayat mücadelelerini anlatıyor. Bu yüzden okurken bir hikâyeyi takip etmekten çok, bir mahallenin zaman içindeki değişimine ve insanların hayatta kalma çabasına tanıklık ediyormuşum gibi hissettim. Net bir olay örgüsünün olmayışı, tek bir karakter etrafında ilerlememesi ve anlatımın uzun süre aynı tonda devam etmesi, her satırı büyük bir heyecanla okumamı sağlamasa da kitabı farklı bir deneyim olarak görmemi sağladı. Sanki bir roman okumaktan çok, bir mahallenin kuruluşunu, insanların değişimini ve görünmeyen hayatlarını anlatan bir belgesel izliyormuşum gibi okudum.
Berci Kristin Çöp MasallarıLatife Tekin · Can Yayınları · 20182,370 okunma
6/10
·264 syf.··
2026 22. kitabı
Yeni kitaplar seçerken kitap kapaklarına dikkat ederdim. Fakat bu kitap hakkındaki merak uyandırıcı ve teşvik edici yorumlar vesilesiyle önyargılarımı kırmak istedim. Yanılmışım; önyargılar bazen güzeldir.
Rip Akıntı: HayatMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2025120 okunma
Mahcubiyet Ve Haysiyet
8/10
·112 syf.··
2026 21. kitabı
Mahcubiyet ve Haysiyet, potansiyelini gerçekleştirememiş bir insanın, modern dünyada giderek derinleşen yabancılaşmasının hikâyesi. Elias Rukla, Norveç’te bir edebiyat öğretmenidir. Her yıl aynı eserleri, aynı sırayla anlatarak toplumun ona verdiği görevi yerine getirir. Oysa zihninde çok daha canlı ve tutkulu bir dünya vardır. Bir öğrencisinin ona “Sizin edebiyattaki favori dörtlünüz nedir?” diye sormasını bile heyecanla hayal eder. Bir gün, derste Ibsen’in Yaban Ördeği eserini işlerken artık kendini kandıramayacağını fark eder. Yağmur altında açılmayan şemsiyesini öfkeyle yere vurduğu an, yalnızca şemsiyeyi değil; yıllardır hakikat sandığı tüm yanılsamaları da parçalar. Evliliğini, öğretmenliğini, seçimlerini ve yaşadığı hayatı yeniden sorgulamaya başlar. Roman boyunca Elias’ın geçmişine döner, aslında tam anlamıyla seçmediği bir hayatın içinde nasıl sürüklendiğini görürüz. Yaşama karşı mahcup, insanlara karşı ise haysiyetini korumaya çalışan bir adamın sessiz çöküşüne tanıklık ederiz. Eva’nın yaşlandıkça güzelliğinin yükünden kurtulup özgürleşmesi ise romanın en zarif ayrıntılarından biridir. Mahcubiyet ve Haysiyet, hayatını nasıl anlamlandıracağını bilemeyen, çağının dışında kalmış hisseden sıradan bir insanın son derece insani ve etkileyici hikâyesidir.
Mahcubiyet ve HaysiyetDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 20253,479 okunma