Puan vermedi·496 syf.····Okunma: 11 Eylül 2025 16:48 Ahmet Büke, hikaye anlatıcı olarak tanımlar kendini ve bu roman kitabında, karakterlerin hikayeleri ile birleştirilerek Batı Anadolu insanını anlatır. Kırmızı Buğday’ın kitap ismini çok sevmiştim, gerek türküsü gerekse türküye konu olan Milli Mücadele dönemini anlatması nedeniyle. Yazar, Manisa Akhisar ve Gördes’i asıl mekan olarak seçse de, yaşanılan olay veya insanlar, Anadolu’nun her tarafında olan şeylerdir. Yazar, dertli bir insan, toplumcu gerçekci, derdi de Anadolu insanı. Onu zayıf, okumamış ve binbir dertle boğuşturan sisteme karşı. Kitapta toprak ağası Kayalıoğlu ve onun hizmetini gören köylüler ele alınır. Kitabın asıl vurgusu bu olaylardır bence, Kurtuluş Savaşı olay romanı ikinci plandadır. (Aynı coğrafya ve olayları anlatan Mustafa Yıldırım’ın Ulus Dağına Düşen Ateş romanı, olay anlatımı daha ağır basan kitaptır.) Yazar Toprak reformunu savunur, ama toprak ağası Kayalıoğlu türlü hilelerle bunu engellemeye çalışır. Bu noktada Çetin Yetkin’in Karşı Devrim kitabındaki toprak reformunun engellenmesini içeren bölüm geldi aklıma. Herkes okumalı, bu reform yapılamadığı için çekiyoruz Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki sıkıntıları.
Yazar Üç Kemal’den etkilendiğini söyler, genelde Yaşar Kemal’e benzetirler, ama ben yazarı eşkiyayı yüceltmediği için Kemal Tahir’e daha çok benzettim. Demirci Akıncılarını över ama yeri geldiğinde de onların yaptıkları iyi şeylerin halka Yunan zulmü olarak geri döndüğünü de söyler. Romanda en güvenilir kişi Arap Ali iken, son dakika en yakın dostuna -halkı için- kazık atar. Gerçekleri olduğu gibi verir yazar.
Deli ibram Divanı’ndaki karakterleri bu kitaba taşıdığı için ayrıca sevindim, kim bilir belki bir gün Gani Dayı’yı da başka bir kitapta görürüz.
Lafı uzatmayayım, sevdiğim üzerine konuşmaya doyulamayacak bir kitap yazmış @ahmet_buke70. @canyayinlari umarım kitaptaki baskı hatalarını sıfırlar, nasıl iki düzeltici bu hataları atlar, şaşırdım.
Herkese keyifli okumalar…