8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 72. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 20:20
İlk kez, 1305 yılında, Robert Bruce’un İskoç tahtı için mücadelesine yeni başladığı yıllarda düzenlenen ve İskoç klanlarının bir araya geldiği bir etkinlikte karşılaşmıştı Margaret ve Eoin. Hem de biri için hayati önem taşıyan, diğerininse çocuk oyunu dediği satranç taşları sayesinde. O anda, hiç kimseye karşı olmadığı kadar farkındalık hissetmişlerdi karşılıklı. Sekiz erkek kardeşiyle beraber büyürken öğrenmişti açık bir kitap gibi dürüst, cesur ve pervasız bir leydi olmayı Margaret McDowell. Açık sözlülüğü ve kendine has espri anlayışı ile, nerede olursa olsun görünüşü, gülüşü ve konuşmalarıyla dikkat çeken genç ve güzel bir kızdı Margaret. Eoin MacLean’sa, en sevdiği şeyler, okumak, satranç ve akıl oyunları olduğundan, sessizliğinin ardında sürekli zihninde dönen çarklarla planlar kuran, kurnaz, zeki ve ciddi bir savaşcıydı. Kitapta da söylendiği gibi: “Eoin’in şansa ihtiyacı yoktu. Stratejiler ve planlar söz konusu olduğunda ondan iyisi yoktu. Zekâsıyla, oyunlarıyla, manevralarıyla ve gerektiğinde savaşıyla herkesi alt edebilirdi.” “....Margaret MacDowell farklıydı. Bir gül bahçesindeki yaban çiçeği gibi, herhangi bir yere ait değildi. Bunun sebebi de bir şalla kapatılmak yerine sırtından aşağı dökülen yumuşak bukleler ya da kadifeler ve mücevherlerle bezeli leydilerle dolu bir odadayken bile sade bir yün fistan ve parlak renkli eteği ile daha asil görünmeyi başarması değildi sadece. Hayır, çok daha doğal bir şeydi. Tevazu ve ihtiyatla dolu bir odada umursamaz ve arsızca mutluydu. Baskı ve itaat denizinde yabani ve dizginsizdi. Ama ya üzerindeki ilginin farkında değildi ya da umursamıyordu. Yarısı hayranlıktan yarısı ayıplamadan doğan sessizliği, gözlerini indirip bu kadar kişinin odağında olmanın verdiği küçük kız çekingenliği ile değil, rahat ve bir gemiyi ele geçiren korsan gemi kaptanının ödün vermeyen gülümsemesiyle ve eşdeğer oranda gösterişli bir yürüyüşle karşıladı.” Herşey birbirlerini gördükleri anda başlamıştı aslında. Farkında olmasalar da, sadece fiziksel çekim değildi aralarındaki. “...O ... farklıydı. Özgüvenliydi, iyi huyluydu ve ağzından az sonra hangi sözün çıkacağını merak etmesini sağlayan alaycı, kendiyle dalga geçen, biraz da kurnaz mizah anlayışı ile büyüleyiciydi... Ayarsızdı. Eğlenceliydi de...” İstemsiz bir şekilde birbirlerine çekilmeleri sonsuza dek bağlanmalarına neden olmuştu, henüz bunun farkında olmasalar da. Fakat, birbirlerini tam olarak tanımadan kurdukları bu bağ, sınanacaktı. Çünkü, İskoçya hükümdarlığı konusunda karşıt iki görüşe sahip ailelerden gelmeleri ve görünüşte zıt karakterli olmaları giriyordu aralarına. Bir araya geldiklerinde tüm bu farklar siliniyor, sadece paylaştıkları yoğun tutku, birbirlerini güldürmekle ve esprili bir şekilde atışmakla geçirdikleri zevkli sohbetler kalıyordu onlara. Tüm bunlar yeterli miydi peki? Eğitim düzeyleri, ayrıca gerek yetiştirilme tarzları arasındaki farktan gerekse Margaret’in kişiliğinden kaynaklanan rahat tavırları, konuşması, hatta giyim tarzı ile göze batması o zamanın toplumu gözünde ayıplanmasına neden oluyor ve saygın bir aileye kabulünü zorlaştırıyordu. Eoin, tüm bu önyargıların farkında olsa da, daha yakından tanıdıkça, Margaret’in asıl karakterini ve masumiyetini gördüğü için, söylenenlerden etkilenmiyordu. Fakat, Bruce’un Hayaletlerine katılma sürecinde aralarına giren mesafe ve saklamak zorunda olduğu sırlara, toplum baskısı da eklenince, olaylar yollarının kötü bir şekilde ayrılması ile sonuçlandı. Bu süreç, ikisi için de acılar ve pişmanlıklarla doluydu. Ve tam altı yıl sonra yolları tekrar kesiştiğinde, bir arada kalmalarını zorunlu kılan çok geçerli bir nedenleri vardı. Bu neden, aralarına giren yılları ve düşmanlıklarını sona erdirmeye yetecek miydi? Çünkü, artık ikisi de yaş almanın beraberinde gelen hayat tecrübesinin etkisiyle altı yıl önceki gibi değillerdi. Her aşaması dikenlerle kaplı uzun ve zorlu bir mücadele bekliyordu onları. İçlerinden atamadıkları, ama aralarına giren yılların etkisiyle öteledikleri duygular canlanıp, ayrılmalarına neden olan olaylarla ilgili gerçekler ortaya çıktığında neler değişecekti? Hiç bir aşamayı kolaylıkla geçemediler. Fakat bu zorluklarla mücadelelerini okumak güzeldi anlatım olarak. Özellikle de ikilimizin ilişkilerini adım adım ilerleten yazarımızın kalemini, her kitapta daha çok sevdiğimi fark ettim okumayı bitirince. Seriyi, bu ikilinin öyküsünü ve yazarın anlatımını sevsem de , kitabın çevirisindeki sıkıntılar ve özellikle başlangıç kısımlarındaki (Son kısımlarda o kadar yoktu.) upuzun anlaşılması güç cümleler biraz zorladı beni. Fakat, muhafızların hepsinin hikayesini merak ettiğim ve Monica en sevdiğim historical yazarlarından biri oldugu için, seriye devam edeceğim elbet. Bu nedenle de, historical türünü seven 18 yaş üstü tüm okurlar, yazarla muhakkak tanışsınlar, bu seriyi de kaçırmasınlar diyor, herkese keyifli okumalar diliyorum. Kitaplarla kalın.
VurucuMonica McCarty · Nemesis Kitap · 202353 okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.