Merhaba! Daha önce Platon’un Arabası Metaforunu duydunuz mu? Duymadıysanız hemen anlatayım.
Platona göre ruh, iki atlı bir arabaya benzer. Atlardan biri beyaz, diğeri siyahtır.
Beyaz at, değerlerimizi, erdemlerimizi ve ideallerimizi temsil eder; sabırla ve bilgelikle ilerlemek ister.
Siyah at ise arzularımızı, dürtülerimizi ve anlık hazlarımızı temsil eder; öfkeyle, kontrolsüz bir şekilde hareket etmeye çalışır.
Bu iki atın tam ortasında duran arabacı, bizim akıl ve zihnimizdir. Arabacı, düzgün bir yol izleyebilmek için bu iki atı dengede tutmak zorundadır.
Şimdi içinizden “Madem beyaz at iyi şeyleri yapıyor, siyah at olmasa da olur” diye düşünebilirsiniz. Ama siyah olmasa, beyazın değerini gerçekten anlayabilir miydik? Kötülük hiç olmasaydı, iyilik bu kadar anlamlı olur muydu? Yani bir insan, kötülük yapma seçeneği hiç yoksa, gerçek anlamda iyi bir insan olabilir miydi?
Bundan sonrası spoiler içerdiğinden, kitabı okuduktan ve Stanley Kubrick tarafından çekilen aynı isimli filmi izledikten sonra okumaya devam etmenizi öneririm.
Otomatik Portakal’ın İngiliz argosuna göre anlamı: “Görülebilecek en tuhaf davranışları sergileyen ve başkaları tarafından yönlendirilen kişiye denir. ”
Kitabın ana karakteri Alex tam bir canidir. Arkadaşlarıyla birlikte türlü kötülükler yapar ve bunları adeta bir sanatçının eserini icra eder gibi ballandıra ballandıra anlatır okuyucuya.
Bir gün Alex ve arkadaşları yine bir kötülük yaparlar; ancak arkadaşları Alex’e ihanet edip olay yerinde yalnız bırakır. Alex hapse düşer.
Hapisten çıkmak isteyen Alex, hükümet tarafından denenecek olan Ludovico Yöntemi ile özgürlüğüne kavuşmayı planlar. Tabii niyeti belki de göz boyamak ve hapisten çıkıp eski caniliğine devam etmektir. Peki, evdeki hesap çarşıya uyacak mıdır?
Belki de Platon’un iki atlı arabası metaforu, Alex’in hikayesinde hayat buluyor. Beyaz atın temsil ettiği erdem ve siyah atın temsil ettiği kötülük, ruhumuzda her zaman birbiriyle mücadele eder. Alex’in seçimleri, bu mücadelenin en uç örneklerinden biri: Kötülüğe teslim mi olacak, yoksa erdem yolunu mu seçecek? Kitap ve film, bize yalnızca şiddetin ve kötülüğün çarpıcı bir resmini sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insanın özgür iradesiyle yaptığı seçimlerin ne kadar belirleyici olduğunu hatırlatıyor.