·536 syf.····Okunma: 14 Temmuz 2025 18:41 Toplumun dışına itilmiş, unutulmuş ya da görmezden gelinmiş insanların sesiyle örülmüş sıra dışı bir roman. Gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği bu eser, bir akıl hastanesinin koridorlarından yükselen hayat parçalarıyla bize insanlığın en kırılgan, en çıplak hallerini hatırlatıyor. Mizahla hüzün arasında salınan diliyle Tunç, hem bireysel hem toplumsal hafızamıza ayna tutuyor.
“Aşk beden gibiydi, öldü mü ölüyordu.”
“Zaten şu geçmişi boklu dünyada kim akıllı kim deli, hiç belli değildi.”
“Yaş ilerleyince anlıyordu insan. Mutluluk öyle gökten zembille inmiyor, itina istiyordu.”