·488 syf.····Okunma: 12 Eylül 2025 22:48 Spoilerlı özet içerir!!
Son Mektup;yazarın en zor okuduğum, en sıkıldığım kitabı oldu. Erkek karakterimiz Beckett,ailesi onu terk ettiği için koruyucu ailelerin yanında büyümüş daha sonra orduya katılmış birisi. Ordudaki en yakın arkadaşının kız kardeşi olan Ella’yla mektuplaşmaya başlıyorlar, yakın arkadaşı öldüğünde kadın karakterimize destek olmak adına orduyu bırakıp onun yaşadığı şehre gidiyor ancak Ella’ya mektuplaştığı kişi olduğunu söylemiyor. Bunu okuyunca kitaptaki kriz konusu olup ayrılmalarına sebep olacak sorunu da en başından yazar bize vermiş.
Kadın karakterimiz ise genç yaşta evlenip hamile kaldıktan sonra kocası tarafından terk edilmiş, ikiz çocuğu olan bekar bir anne. İkizlerden birisi, çok nadir bir kanser türüne yakalanıyor ve tedavi süreci oldukça uzun sürüyor. Tedavi masraflarının yüksek olması sebebiyle, sigorta ücretleri karşılasın diye Beckett çocukları evlat ediniyor ki az kalsın bu sebeple anlaşmalı evlilik yapacaklardı. Öyle böyle ilerlerken ilişki yaşamaya başladılar derken bir şekilde Ella, kendisine söylenen yalanı öğreniyor ve ayrılıyor. Yani Beckett, o kadar kendi hayatından vazgeçmiş bir şekilde Ella ve çocuklarına ilgi gösterirken aylarca Ella tarafından affedilmiyor ki bu durum beni sinirlendirdi. Neyseki tedavi tamamlanıyor ve çiftimiz barıştı derken ne oluyor peki? Diğer ikiz çocuk uçurumdan düşüp ölüyor. Yani kitabın özetini yazarken bile içim şişti açıkçası. Yazar, bildiği bütün dramatik olayları sıkıştırmaya çalışmış kurguya ve kitabı olabildiğince uzatmış. Bu beni hem bunalttı hem de merak duygusu olmadan okumama sebep oldu. Beckett’ın Ella’ya mektuplaşırken hiç görmeden aşık olması ve tüm hayatını ona adaması inanılmaz rahatsız edici geldi. İki karakterin de bu kadar travmatik olayın üstüne en kısa zamanda terapiye gitmesi lazım. Dramatik romantizmi severim ama yazar bence bunu abartmış. Yazarın diğer kitaplarını severek okuduğum için konusunu okumadan almıştım, pişmanım :)