Puan vermedi·189 syf.··
2025 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 16:09
ÇOCUK GELİYOR-HAN KANG Eserin kapak tasarımı çok dikkatimi çekti yani yazar Nobel edebiyat ödülü almamış olsaydı yine okurdum kapak tasarımını çok başarılı buldum. Kitabın adınızda kitaptaki küçük danğho vermesi ayrı bir tat verdi başlıkla bağdaştırabilen bir öyküsü olduğundan dolayı sanırım, Yazarın anlatım tekniğini sevemedim neden derseniz, anlatım tekniği bazen ikinci ekil kişi ağzı ile yazılırken ara ara değişebilmekte ve bu da çokça romanla okuyucunun bağdaşamamasına yol açmakta. Romanla okuyucu bağ kuramayınca da okumaktan keyif almayan okuyucular kitabı kötü olarak yorumlayabiliyor. Aslında içeriğine baktığımızda eser çok güzel ve çok etkileyici bir biçimde bahsedilmiş. Sadece anlatım tekniğinin farklı olduğunu düşünerek bu açıdan sevemedim. Eserin ilk paragrafı şiirsel olduğu için eserde duygu yoğunluğunun fazla olacağını daha eserin ilk paragrafında da görmekteyiz. Öldürülen insanların cesetlerinin anlatımı çok farklıydı çok içselleştirdim kendimi orada sandım. Cesetleri tanımak için gelen insanlar, cesetleri her açtığında çürümenin hızının gözle görülmesi ile ölümün soğuk yüzü ile karşılaşmış hem sevdiklerini aramaya çalışmışlar hem de ölümden korkmuşlardır. Özellikle küçük bir kızın cesedinin çürümesiyle birlikte erkek cesedi gibi gözükmesi çok sarsıcı bir tablo ile önümüze serilmiştir. ‘’Ruhların bedeni yok ki nasıl gözlerini açıp bize baksınlar’’ ‘’ Yağmur erkenden giden ruhların döktüğü gözyaşlarıdır.’’ Romanın bütününe baktığımızda bu iki alıntıda da gördüğümüz ‘’Yağmur’’ ve ‘’Ruh’’ve birde ‘’Mum ışığı’’ kelimesinin çokça tekrarlanmasının yazar için bir anlam ifade ettiğini ve ruhla yağmuru bu çerçevede kullandığını düşünüyorum. Eserin ikinci bölümü ölü bir bedenin ruhunun öldüğünü fark etmesi ve bedenini ölü halde görüp öldükten sonra neler hissettiğini göstermekte. Özellikle bir insanın kendisini hiç gözleri kapalı görmemesi dikkatimi çekti gerçekten de hiçbirimiz gözlerimiz kapalıyken nasıl görünüyoruz hiç merak etmiyoruz. Öldükten sonra diğer bedenleri tanımadığı ve tanıdı kimsenin ölmemesi ve yalnız kalmasından korkmasına şaşırmadım aslında çünkü ölü de olsak canlı da yalnızlıktan hiçlikten herkes korkar ancak orada öldüğünden çok tanıdığı kimsenin ölmemesinden ve yalnız kalmasından korkması garip sanki ölüler birbirleri ile tanışamaz diye bir kanun var. Cesetlerin arasına diğer cesetlerden daha temiz bedenli bir ceset getirildiğinde temiz cesedi kıskanması çok garibime gitti ruh bedenden ayrıldı ama bedeni hala sahiplenmesi ve kıskanması çok düşündürdü beni demek ki neymiş ölülerde kıskanırmış. Eserin diğer bölümünde bulunan 7 tokatlık kısım ise 7’nin bence yazar için bir anlamı olduğunu düşünüyorum her tokatta bir ders aldığından cehennemin 7 katlı olduğunu düşünürsek bu sayı cehennem kat sayısından bahsetmiş olabilir. Eserde sürekli sahneden bahsetmesi aslında Kore’nin başında bulunan baskıcı ve acımasız rejimi tiyatro ile eleştirebildiğini göstermektedir ki çoğu toplumda tiyatrolar ile eleştiriler yapılmaktadır. Özellikle çocukları ve gençleri kullanarak bu ideolojiyi eleştirmesi günümüzde de gençlerin sürekli unutulduğu ve hayatlarının en güzel dönemlerini siyasi ideolojilerin politikaları yüzünden istedikleri gibi yaşayamadıklarını anlatmıştır. Eserde cam’ın bir çocuk tarafından ruha benzetilmesi cam’ın şeffaf ve kırılgan olması çocuk kalbi hep iyi düşünüyor ya ne kadar da saf. Ruhlar çabuk kırılır ancak kırılan cam’ın tekrardan aynı cam’a dönüşemeyeceğini ve şeffaf olarakta tüm ruhları temiz düşünmekte gerçekten dünyayı çocuklar yönetmeliydi. ‘’Kırılarak bir ruha sahip olmak’’ Cm kırılınca kesmez mi keser hem de çok derinden. İşte ruhumuzda kırıldığında aynı cam gibi kesmektedir. Eserin bölüm geçişlerindeki şiirsel başlıklara bayıldım. Bir yakınızın mezarını açıp o halini görmek gerçekten dünyadaki en kötü tablo olmalı ki çoğu insan sonrasında sağlıklı kalamaz. Peki ya kendimizi öyle görsek nasıl hissederdik? Eserin 1980’de Güney Kore’ye bağlı Gwangu şehrinde gerçekleşen ve 9gün süren darbe sürecini anlattığını ve yazarımızın 9 yaşındayken evlerinin eski sahiplerinin çocuklarını 1980 yılında öldürüldüğünü öğrenmesi ve araştırması sonucunda bu eseri yazmaya karar vermiştir.
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,140 okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.