Puan vermedi·272 syf.··Beğendi
· Bölünmüş Benlik kitabı, insanın iç dünyasında yaşadığı parçalanmayı ve özellikle “şizofrenik deneyimi” anlatıyor. Ama bunu kuru bir akademik dilde değil, oldukça derin ve insani bir şekilde işliyor.
Kitabın temel noktası şu:
İnsan sadece “bedenden” ya da “akıldan” oluşmuyor; içinde ruhsal, duygusal, sosyal katmanlar var. Bazen bu katmanlar arasında uyum bozuluyor ve kişi kendini bölünmüş hissediyor. Laing, özellikle şizofreni yaşayan bireylerin dünyasını anlamaya çalışıyor; onları sadece “hastalık” üzerinden değil, bir “varoluş deneyimi” olarak ele alıyor.
Neler Dikkatimi Çekti?
Laing, bireyi “içsel benlik” ve “dışsal benlik” olarak ikiye ayırıyor. Dışarıya gösterilen yüzle içeride hissedilen gerçek benlik çoğu zaman farklı olabiliyor. Bu da kişide bir kopma, yabancılaşma yaratıyor.
Kitap bana “insanı sadece tanılar ve etiketlerle anlamaya çalışmanın” ne kadar eksik olduğunu düşündürdü. Çünkü Laing, kişinin yaşadığı çatışmaları bir “hikâye” gibi çözümlemeye çalışıyor.
Şizofreniyi sadece bir bozukluk değil, bir tür “kendini koruma” ya da “dünya ile baş etme yöntemi” olarak ele alması çok etkileyici.