Kaplanın sırtında bir padişah ; 2. Abdülhamit. Kitabı ilk elime aldığımda tereddütteydim; tarihi bir roman acaba bitirebilir miyim, sıkılırım diye. yok ama Zülfü Livaneli yazmış hemende bitiririm, kötü yazamaz dedim. Nitekimde öyle oldu. çok haşır neşir olmadığım tarihle bu eser sayesinde tarihle barıştık. Livaneli romanını uzun süreli ve detaylı araştırmalarıyla, dört yıl gibi bir sürede yazmıştır. Padişahın tahtan alınıp sürgüne gönderilmesi ve sonrasında olan olayları bir dizi halinde anlatması, ister istemez sizde bir merak duygusu yaratıp romandan kopamıyorsunuz ve bir bakmışsınız ki kitabı bitirmişsiniz ve son sayfada bana göre sürpriz olan Zülfü Livaneli ile sırrı Süreyya Önderin kitap hakkında söyleyişiyle baş başa kalıyorsunuz. Bu söyleyişiyi eseri okuduktan sonra dinleyin derim...
Livaneli ile önderin sohbetinde ilgimi çeken şu diyalogları paylaşmak isterim;
“Biraz gayret eden herkes, yazar olabilir okumak şartıyla.” ( sırrı Süreyya )
“İnsanların okumaya, araştırmaya vakti yok.” (Livaneli)
“Twetlerle giden fikir hayatı.”( Livaneli)