Bu kitap var ya bu kitap…
Beni kahkahalara boğan, yer yer neğğh dedirten bir kitap
Kadın karakterin bu derece uçarı olduğu bir kurgu, arkadaş çevresinin de aynı derecede kaçık olması Bayıldım-bayıldımm Bayağıdır beni bu derece güldüren bir kitap daha okumamıştım. Anne tarafından laz olan bana, fındık şakalarına karşı şok oluş shshshdhhdh ilk defa gördüm duydum okudum o derece (anneme bile anlattım
Şimdi kısaca konusuna değinmek istiyorum.
Ana kadın karakterimiz Esme’nin tüm okul yılları geçim sıkıntısı yaşayarak geçmiş, üniversitede bir dersine giren öğretmen Esme’ye kafayı takınca mezuna kalıyor ve sonraki yıl mezuniyetinde yaptığı konuşma sosyal medyada viral olunca bir anda kendisini influencer olarak buluyor. Takipçisi hızla artarken, iş birlikleri, marka anlaşmaları, vlog ve gezi videoları derken takipçi sayısı 10 milyona ulaşır.
Ülkede Esme’yi tanımayan bir Çakır bir de Efe vardı yani ikiside aynı kişi
Neyseee bir gün Trabzon turu yapıp vlog çekerken kafede bir adam görür ve gülüşünden fazlasıyla etkilenir. Birkaç fotoğrafını çeker çekmesine ancak sonraki an baktığında adamı gördüğü yerde bulamaz. Sonra başka bir an farklı bir yerde arkadaşı Esme’nin fotoğraflarını çeker ve İstanbul’a dönüp fotoğraflara baktığında aynı adamın da kadrajda olduğunu fark eder. Çok düşünür ve bunun kaderin ona bir oyunu olduğuna inanır adamın fotoğrafını 10 milyonluk hesabında “Umarım bekarsındır. Beni bul, gülüşü güzel bey.” Yazarak paylaşır. İstanbulda durum karmakarışıktır Ordu da ise her şey arapsaçına dönmüştür
Gelelim erkek ana karakterimiz Çakır Efe Ataoğulları’na. O bir Fındık kralı, o bir çikolata ve inşaat uzmanı Tek ilgisizliği sosyal medyayadır shshshshs Bir sabah işe geldiğinde gündeme bomba gibi düştüğünü öğrenir. Esip gürler, dava açması için avukatlarına talimat verir bununla da yetinmez mafyatik tipli arkadaşını kadını kaçırıp Ordu’ya getirmesi için İstanbul’a gönderir.
Bilmediği bir şey vardır o da yeğenlerinin hali hazırda zaten Esme’ye ulaşmış ve Ordu’ya davet etmiş olmalarıdır. Eve düşen yıldırım pardon pardon Çakır’ın kalbine inen Esme
Çakır Efe iş dönüşü düşünceli düşünceli hamakta uzanırken tepesindeki meyve ağacından fındık dökülmeye başlar shshshshss burdaki tepkileri o kadar komikti ki Kitapta komik olmayan hiçbir şey yok, her karakter mi komik olur valla payel yazmış olmuş Sonra kiraz ağacının tepesinde Esme’yi gördüğünde deyimi yerindeyse şok geçirir. İstanbuldan kaçırtmak istediği kadın Ordu’daki evinden çıkmıştır biraz didişme, biraz inatlaşma, biraz laf sokuş en çokta hoş bir bakış Evet evet Çakır efendi kızımızın fotoğrafını gördüğü gibi dumur oluyor sizce kanlı canlı halini görünce yaşadığı his Everest dağı misali olmaz mı? Onu tüm Orduya rezil eden kadının baya baya deli olduğunu falan düşünüyordu sanırım. Asıl mesleğinin Mimar olduğunu öğrendiğinde de şaşırmıştı zaten Biraz uçarı bir karakter olabiliriz ama bu bizim güzelliğimize asla gölge düşüremez
Neyse efenim Çakır’ın yeğenlerinin el atmasıyla biraraya gelen çift yengesinin olaya dahil olmasıyla bir hayli ciddileşir. Onun bir eltucuğum deyişi var ki değmeyin keyfimize yani hele kayınvalidemiz öyle sevdi ki Esme’mizi bir tane illet karakter var ki düşman başına yani o derece
Kısacası ben kurguyu çok ama çok sevdim sadece armut piş ağzıma düş misali Çakır’ın hiçbir şey için çabalamaması sinirimi bozdu. Hep biz koştuk peşinden?!? Tamam anlıyoruz kadın popüler biri, Ordu da kalmaz, ona çekilirsem çok üzülürüm düşüncesiydi ondan uzak durmanı sağlayan ama yani az biraz çaba yahu illa başka birisinin adı geçince mi kendisine geliyor bu erkolar shshshshsh (reel hayata serzeniş) Neyse efenim ben kurguyu çok ama çoook sevdim. Depresyon dönemi için pörfekto bir seçim olur ya da mentalitenizin çökme evresindeyse. Bir antidep değildi belki ama etkiside yan etkisi de aynı diyebilirim Okuyun okutturun benden söylemesi