·1128 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Temmuz 2025 08:16 “Masanın üstünde ne yapıyorsun, çocuk?”
“Tabela da ‘Dikkat, ısırır ’ yazıyor… Korktum, masaya çıktım.”
“Köpek falan yok. O senin için! Sırtına asacağım ve okulda bununla gezeceksin.”
Küçük David’in dünyası böyle başlar… Zorluklar, kayıplar ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir hayat.
Küçük yaşta babasını kaybeden David Copperfield, annesinin yeniden evlenmesiyle çok zor bir çocukluk geçirir. Eğitim hayatı yarım kalır, annesinden ayrılmak zorunda kalır ve küçük yaşta çalışmak mecburiyetinde kalır. Üvey babasının baskısı ve kötü iş koşulları altında ezilen David, bir gün teyzesine sığınarak hayatına yeni bir yön verir.Fakat önünde, zorluklar, kayıplar ve hayal kırıklıklarıyla dolu uzun bir yol vardır.
Peki David, iç huzuru, gerçek aşkı ve sadık dostlukları bularak bu buhranlı hayatını huzura çevirebilecek midir?
"Dickens, çok çocuklu babaların, çocuklarından birine ayrıca düşkün olduklarını söyledikten sonra, onun en gözde çocuğunun David Copperfield oldugunu bildirir. Dickens' ın yazdıkları arasında en çok bu kitabı sevmesinin nedeni, David Copperfield'in onun en otobiyografik kitabı olmasıdır herhal de. Çoğu yazarların ilk romanı, onların özyaşamını yansıtır genellikle. Oysa Dickens, daha önce yazdığı ona yakın romanda, kendi özel öyküsüne yer vermez. Ama yakın arkadaşı John Forster'e "a very complicated interweaving of truth and fictu on (gerçekle uydurmanın çok karmaşık bir biçimde birbirine örülmesi) diye tanımladığı David Copperfield'ın bazı yerlerinde kendi yaşamından esinlenir." İngiliz Edebiyat Tarihi/ Mina Urgan
19. yüzyıl İngiliz romanlarının en önemli özelliklerinden biri, çok fazla betimleme kullanılmasıdır. Yazarlar, dönemin sorunlarını daha iyi anlatabilmek ve bu sorunlara çözüm bulmayı sağlamak için 3 boyutlu hâle getirmek amacıyla betimlemeye başvururlar. Charles Dickens bunu çok başarılı bir şekilde kullanmıştır. Kitabı okurken bunun farkına varıyorsunuz; sanki karakter çok yakın bir tanıdığınız ve olaylar tek tek yaşanmış gibi bir his kaplıyor sizi. Bu da kitapları yaşayarak okuyanlar için harika bir deneyim sunuyor.
Alıntı:
Benim yaradılışımda birinin her türlü ıstırabı iyiye çevireceğini biliyordu (öyle demişti).