·112 syf.····Okunma: 14 Eylül 2025 08:30 Dostoyevski Suç ve Ceza'da, "insan boğulmamak için nasıl bir saman çöpüne bile sarılabiliyor!" demişti.
Suç ve Ceza'yı okuduğumdan beri (ki bu yaklaşık 2 yıl öncesine tekabül ediyor) aklıma mıh gibi kazınmış alıntılardan biridir bu. Dosto'nun insan psikolojisini çok iyi bildiği ve bunu çok iyi yansıttığı şüphe götürmez bir gerçek. Tam bir insan psikolojisi uzmanı. Bu yüzden onun kaleminden dökülen bu söz daha okuduğum o zaman beni epey düşündürmüştü. Hakikaten insan boğulmamak için bir saman çöpü ararken bulabiliyor kendini.
Henry Preston Standish, o gün Arabella adlı gemiden düştüğünde, "okyanusa düşen onlarca kötü insana tutunacak bir tahta parçası verilirken Tanrı bana bir kibrit çöpü bile vermedi" diye kaderine öfkelenirken Dostoyevski'yi haklı çıkardı dedim kendi kendime. Daha düştüğü ilk saatlerde bir kibrit çöpü bile yok diye hayıflanmaya başlamıştı. Bu durumu onun için trajik kılan ise denize düştüğü ana dek yaşadığı varoluş kriziydi. Hayattan lezzet alamayan, yaşayan ama ne için yaşadığını unutan, her şeye sahip ama hiçbir şeyi yok gibi hisseden biri işte. Düşünün içinde koca bir boşluk. Hayatının anlamını yitirmiş. İçinde o koca boşlukla denize düşen birinden hangi davranışlar beklenir? Boğulmamak için bir kibrit çöpü araması mı?
Standish, düştüğü andan itibaren bizi insan psikolojisine ilişkin bir yolculuğa çıkarıyor. Var olma biçimimizin bizi bir okyanusta nasıl yüzeyde tutabileceğini ya da boğabileceğini gösteriyor. Başka bir deyişle davranışlarımızın bununla ne kadar ilgili olduğunu serimliyor. Karakterimizin, bize yüklenen özelliklerin, yetiştirilme biçimimizin bir gün bizi nasıl zorda bırakacağını sıkmadan ve uzatmadan anlatıyor. Üstelik merak duygumuzu da besliyor.
Yazar Herbert Clyde Lewis'in, kendi hikayesiyle büyük ve ürkütücü biçimde örtüşen bu kısa romanı bir varoluş krizini serimlerken kendimiz üzerine yeniden düşünmemizi de sağlıyor. Yalnızlığın, umudun, beklentinin insan üzerindeki etkisi net biçimde seçiliyor.
Kısa ama etkili bu kitabı okumanızı elbette öneririm. Ancak kitaba başlamadan önce yorumlarını okuduğum pek çok okurun önerisine sadık kaldığımı ve önsözü kitabı bitirdikten sonra okuduğumu belirtmeliyim. Sizin de böyle okuduğunuz takdirde daha keyif alacağınızı düşündüğümü eklemeliyim.
Kitapla ve anlamlı bir yaşamla kalın!