Bir tencerede; biraz felsefe, biraz fizik, matematik ve bolca da tarih karıştırılıyor. Ve siz bu kavramları tek bir olay örgüsünde okuduğunuzu düşünürken aslında başka başka baharatlarında hikâyeye dahil olduğunu okudukça anlıyorsunuz.
Gerçekte miyiz? yoksa düş mü görüyoruz? Uyanıkken aslında uyuyor muyuz? Biz gerçekten biz miyiz? yoksa karşımızdakinin gördüğü ile mi sınırlı kalıyoruz? Zamanın ötesinde belki de çoook gerisindeyiz!
Bu kitap ile geç tanıştığıma çok üzüldüm. Yazar akıl oyunları ile değil, kelime ve muhteşem hikâye oyunları ve örüntüsü ile okuyucuyu tam anlamıyla bir labirente sokuyor. Kitabın başında girdiğim labirentten finalde anca çıkabildim. Belki de çıktığımı sanıyorum kafamı çok karıştırdı yazar:) 100% tavsiyedir