Gönderi

10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 22:07
Joe Hill, Stephen King’in oğlu olarak bilinse de (King soyadını kullanmasa bile) kendi sesini bulmuş ve modern korku ve gerilim edebiyatının güçlü isimlerinden biri olmayı başarabilmiş, babası gibi son derece “sorunlu” bir yazardır. ŞE7T4N ise çok uzun zamandır okuma listemde olan ama burada aldığım bir tavsiye üzerine okuduğum Hill’in ise en dikkat çekici eserlerinden biri. Hill, bu mükemmel romanında korku ve gerilimle biz okurlarına harmanlanmış bir hikâye sunarken, aynı zamanda karakterlerin de içsel çatışmalarını (özellikle Vic üzerinden) ve karanlık yönlerini derinlemesine inceleyip romanın unsurlarını oluşturup biz okurlarına sunmuş. ŞE7T4N, kendini akıcı bir şekilde okuturken biz okurların zihinlerinde de iz bırakan, hem doğaüstü korku öğeleri ile hem de psikolojik olarak okura işleyen korku öğeleri ile bizleri gerilim dolu bir yolculuğa çıkaran çok katmanlı bir kurgu. Eminim kitabı okuyan birçok kişi gördüğü araçların plakasına bakmış, Rolls-Royce kendi sokağına girdi mi diye meraklanmış, telefonları çaldığında ise bir “acaba” demiştir. Vic, genç bir kadın, aynı zamanda olağanüstü yeteneklere de sahip. Kaybolmuş şeyleri bulabilen kitaptaki ana karakterimiz. Köprüsü onun için gizemli kestirme bir yol. Manx ise kitabımızın kötü karakteri. Korku edebiyatında kendini rahatlıkla üst sıralarda bulabilecek, King soyadına yakışacak kötülükte korkunç bir adam. Bu iki karakterin ekseninde gelişen olaylarda hem gerilecek, hem heyecanlanacak hem de kitabın ana temasına uygun şekilde hayal gücünün hem tehdit hem de kurtuluş kaynağı olup olmayacağının cevabını büyük bir heyecan içinde alacağız. Bunlar neticesinde Hill aslında çok güçlü karakter kadrosu da sunmuş oluyor bize. Vic, bize hem güçlü hem kırılgan bir karakteri gösterir. Onun içsel mücadeleleri, korkuları ve gelişimi kitabın en derin noktalarından. Bu da romanı hayatta kalma mücadesiyle beraber aynı zamanda bir iç yolculuk olarak da karşımıza çıkarmış. Manx ise yukarıda da dediğim gibi korku edebiyatının en unutulmaz kötülerinden en korkunç adamlarından biridir. Sadece fiziksel olarak bir tehdit değil, aynı zamanda psikolojik olarak da tüyler ürperticidir (bu kısımlar ciddi olarak kitabı okurken beni germiştir). Demem o ki Manx'in kötülüğünün varlığı yalnızca fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel ve duygusal olarak da bir tehdittir ve hedefinde de çocuklar vardır. Tanıdık geldi değil mi, Pennywise bu tanıma uyuyor gerçekten ama çok farklılıklar da var diyebilirim. Joe Hill, roman içinde farklı farklı tonlarda, şekillerde babasının, yani King evrenine selamlar göndermekte, sadece selam göndermekle de kalmayıp ufak da olsa bağlantılar vermekte. Kara Kule, "O" ve Esaretin Bedeli bağlantılarını ŞE7T4N içinde rahatlıkla görüyoruz. Sanırım Stephen King’in Doktor Uyku eserinde de Charles Manx bağlantısı varmış. Bu da demek oluyor ki King evreni oğlu Joe Hill ile beraber büyüyor ve genişliyor. Tabii bunları beraber konuşarak, tartışarak kararlaştırmış olmaları da bir gerçektir. Hani hep denir ya, King yaşlandı bu adam ölecek diye çok korkuyorum diye, işte burada bu kısım da etkili olmuş olacak ki bu şekil bir çalışmaya da girmiş olabilirler diye düşünüyorum. Hill de bu eserinde kimin oğlu olduğunu soyadını kullanmamış olsa bile kaleminin gücü ile gösterip King evreninin ne şekilde genişleyeceği hakkında çok güzel sinyaller vermiş. ŞE7T4N, yalnızca korku edebiyatı sevenler için değil, derin ve karmaşık bir karakter çözümlemesi isteyen okurlar için de harika bir okuma deneyimi sunan bir eser. Korkunun ve geriliminin gücünü, insan doğasının hem en karanlık hem de en kırılgan yanlarıyla harmanlanıp kaleme alınmış bir eser. Manx’in karanlık gücü, Vic’in ise içsel yolcuğu kitabın harika atmosferinin oluşturduğu gerilim bu romanı böylesine sürükleyici ve başarılı kılıyor. youtube.com/watch?v=CDcSyaW...
Alıntı
Şe7t4nJoe Hill · İthaki Yayınları · 2019204 okunma
··
580 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Uğur, bu oğlanın kafası da aynı babası gibi kırık:) İtfaiyeci romanını okumadıysan eğer, onu da tavsiye ediyorum. Babasının genini aynen almış. Kesinlikle gülünecek derecede yapılan argo mizahlar, duygusal ile gerçekçiliği pat diye yüzümüze vuran sahneler (mesela tam hüzünleniyorum, adam burada ölüyle dalga geçer gibi yok gözü pörtlemiş, yok şöyle olmuş vs. gibi konuşması) ve bir o kadar da korku atmosferini okuyucunun üzerine örülü bir ağ gibi atan usta bir yazar olması babasını şıp diye tanımamıza, onu hatırlamamıza yardımcı oluyor.
Uğur
Gönderi Sahibi
İtfaiyeci de kitaplığımda sırasını bekleyen kitaplar arasında ama kesinlikle çok bekletmeyeceğim. Şimdi sen argo mizahlar dedin bu bakımdan da daha çok dikkatimi çekti.