Gönderi

Ada, Deniz ve Vicdan
Puan vermedi·208 syf.··
2025 10. kitabı
Okurken, sayfaları tuz ve yosun kokan, dalyan direklerinin gıcırtısını duyduğunuz bir kitap düşünün. Ama daha ilk bölümlerden itibaren fark ediliyor, bu bir ada hikâyesinden çok daha fazlası. Aslında insanın doğayla ve kendi vicdanıyla imtihanı. Kitapta serçelere dair şu cümlede biraz durup düşündüm “Göçücü değildir onlar (serçeler). Kalıcılara özgü yorgunluk akar tüylerinden.” Çok kısa bir cümle, ama anlamı derin. İnsana kendi yorgunluklarını, hep kalmaya, hep tutunmaya çalışırken üzerine sinen ağırlığı düşündürdü. Romanın adıyla özdeşleşen Deli İbram, kitabın kalbi gibi. Herkesin sustuğu yerde konuşan, alaya alınsa da doğruyu söyleyen biri. Onun dünyaya bakışı şu sözlerle özetleniyor: “Deli İbram'a göre, bu hayatın iyi şeyleri yani toprak ve deniz, bir de hayvanlar dünyayı kıvançla doldurmuş. Ama kötü şeyler de -yani insan gibi, gidişken otu gibi- dünyaya adadan yayılmış.” İnsan kötülüğünü bu kadar yalın söylemek, deliliğin mi bilgeliğin mi eseri bilinmez. Ama İbram’ın sesi, roman boyunca adanın vicdanı gibi dolaşıyor. Eczacı Süleyman'ın temsil ettiği kötülüğü çok farklı bir yönüyle anlatışı, farklı bağlamlarda bu konuyu düşünmeye sevk etti beni. Onun kötülüğü bireysel bir öfke ya da hırs değil; daha derin, daha yapısal. Roman bir yerde şöyle der: “Süleyman’ın eli her yere uzanıyordu, ama o eli besleyen kolu kimse görmek istemedi.” Biz de hayatımızda kimi kötülükleri sadece görünen yüzüyle sınırlayıp, arkasındaki “kolu” görmezden gelmiyor muyuz? Kitabın dilindeki sadelik de kayda değer bir yönü. Osman’ın doğumunu anlatırken “Bir bebek doğdu. Sanki ada derin bir nefes alıp verdi.” cümlesini yazıyor. Kısacık bir cümle, ama içinde koca bir ada, bir topluluk, hatta bir gelecek var. Yazar hiçbir süsleme yapmıyor, ama o nefesi insanın ta içine duyuruyor. Ve belki de romanın en can alıcı mesajı şu: “Kimse kimseyi kurtarmayacak. Kurtuluş, birlikte ayağa kalkmayı bilene gelecek.” Hayatımız boyunca kaç kez bir kurtarıcı bekledik? Belki bir liderden, belki bir sevgiliden, belki de bir tesadüften. Oysa Büke’nin romanı hatırlatıyor: aslında beklediğimiz şey çok uzakta değil; elimizin içinde, yeter ki tutalım. Ada küçüktü belki, ama Büke’nin kurduğu dünya, hepimizin hayatına dokunacak kadar büyüktü.
Roman
Deli İbram DivanıAhmet Büke · Can Yayınları · 20212,836 okunma
·
11 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.