Sizlerle yazar dostum Ayça Mutlucan'ın İskoç Kral ve Ben romanını paylaşacağım. Geçenlerde dostumun ilk yazdığı romanı sizlerle paylaşmıştım. Bu eser de kaleme aldığı ikinci romanı ve tür olarak kesinlikle diğerinden farklı. Dilerseniz hemen kurguya geçeyim.
İskoçya'da yaşayan teyzesinin görmeye giden Ece Alp Edinburg havalimanına indiği için heyecanlıdır. Çünkü nicedir görmediği annesi Türk, babası İskoç olan kuzeni Elgin karşılacağını için çok heyecanlıydı. Özellikle de İskoçya'daki yaşam en merak ettikleri arasındaydı ve merakının karşılığını almakta da gecikmedi. Öyle ki evde düzenlenen yemekli baloda pek çok kişiyle tanışır. Fakat en dikkat çekici olanı ise İskoç Kral Ewan McAlpin'di. Yakışıklığının yanında bir kral olmasının getirdiği tavır ve eda Ece Alp için biraz fazla olsa da halkın sevdiği Ewan zamanla hikâyenin seyrini değiştirir. Genç kızın tarih sevdası ve İskoç tarihine merak iki yüreği buluşturur. İşin gizemli yanıysa Ece Alp'in her ne kadar bilmese de bu kralın soyuyla farklı bir bağlantısı olduğudur. Tarih sevgisiyle birleşen bir aşkın açığa çıkan gizemle nasıl bir hal aldığı ve sonunda yaşananlar okuyanları derinden etkileyecek türden. İnanç, kültür ve ülke farkının getirdiği zorluklar ise okunmaya değer.
"23 yıllık hayatımda aşka dair hiçbir ilgim ve arayışım olmadı. Benim aradığım yegane heyecan; tarihin gizemlerini öğrenmek ve mümkünse çözebilmekti. Bu yüzden tarih bölümünü bitirip, arkeoloji alanında yüksek lisansa başladım. Bu gizemlerden birini keşfedebilmek umudu ile İskoçya'ya geldim. Bunun yerine kendi kalbimin derinliklerindeki gizemi keşfedeceğimi nereden bilebilirdim ki?"