Puan vermedi·148 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Eylül 2025 00:46 Kitap bir masal çerçevesinde bir evin duvarlarını aşarak geliyor karşımıza. Bir gün Amar dağından bir adam koşarak gelmesi köyde huzursuzluk, gerginlik, ölümle burun buruna olma durumunu beraberinde getiriyor. Öncesinde ise yazarın anlattığı bir masalla karşılıyoruz. Masal çok heyecanlı ve etkileyicidir.
Amar dağından bir adamın gelmesi ve gelmeden önceki kişilerin ruh hallerini bir evin bireyleri penceresinde karışımıza çıkmaktadır. Her bireyin olaylara bakış açısı, dertleri farkıdır. Bu durum kitabın içerisine girmemizi kolaylaştırıyor kanaatimce. Bu bağlamda birçok konuyu da irdelemiş oluyoruz. Özellikle Eyüp karakteri ile elden ayaktan düşme durumunu ve ölümü eşiyor da eşiyor yazar. Diğer karakterler üzerinden de başka başka hisleri, endişeleri, hayal kırıklıklarını inceliyoruz.
Kitapta olağanüstü durumların gerçeklerle ortaya konması kitabın konumunu da başka noktaya taşıyor. Genel anlamda çok severek ve merakla okudum. Kitaptan bir alıntı ile yazıyı bitirmek isterim:
Akşam oldu, sabah oldu. Masal... Masalım ne zaman başladı? Tanrı'nın ol dediği birinci gün mü? Yoksa Havva'nın yasak elmayı yiyip Âdem'le cennetten kovuldukları gün mü? Ya da uzak diyarlardan gelen askerlerin dağlılar tarafından pusuya düşürülüp birer koyun gibi boğazlandığı gün mü? Ya da tüm zamanların yenilmez komutanı Büyük İskender'in Amar Dağı'nın eteğine kadar gelip bu dağları aşamayacağını anlayınca geri çekildiği gün mü?
İyi okumalar.