Aslında kadının savunulacak hiçbir tarafı yok. Bunu söylemenin ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama onu anlıyorum. Çünkü insan, her ne duygu olursa olsun, bir duyguyu iliklerine kadar hissetmesi insana inanılmaz bir mutluluk veriyor.
Bu çok insani bir tepki aslında; bazen insanlar acı çekseler bile en azından bir şey hissettikleri için o acıyı tercih ediyorlar. Çünkü o duygu yaşadığını hissettiriyor.
Kocası Fritz bence inanılmazdı. Bağışlayıcılığı ve eşine olan şevkati inanılmazdı. O aslında eşini istedi, kötü bir niyeti yoktu ama yanlış bir yol seçti. Fritz karakteri gerçekten de hayranlık verici. O bağışlayıcılığı ve eşine olan sevgisi... Zweig onu çok güzel çizmiş - ne mükemmel bir aziz ne de saf bir kurban olarak değil, sadece gerçekten seven bir insan olarak.
Az kalsın Irene'nin hayatını mahvedecekti. Neyse ki Irene, elindekilerinin ne kadar kıymetli olduğunu hayatının sonuna kadar bir daha asla unutmayacak. Bu deneyim onu olgunlaştırdı diyebiliriz.
Zweig'ın bu tür psikolojik portreleri çizmedeki ustalığı bu yüzden bu kadar etkileyici - kimseyi siyah beyaz görmüyor, herkesi bütün insani zaafları ve güzellikleriyle birlikte sunuyor.