Okuduğum ilk King romanı. Yazarı tarz olarak çok beğendim, giriş biraz zaman alsa bile anlatımdaki rahatlığı, aktarıştaki doğallığı ve birikimiyle bana hitap eden bir sunum var ki içerik olarak yer yer gündelik hayatın sıradan rutinleriyle yer yer gizem ve paranormal ile tam olarak istediğimi verdi, diyebilirim. Metaforik kısımları, irdelediği kavramlar-özellikle yaratıcılık kavramını ele alışı- ve yan karakter Wireman ı epey beğendim, bir süre boyunca ufka her baktığımda bunları hoş şekilde anımsayacağım.
Edgar Freemantle mutlu bir evliliğe ve aileye sahiptir, başarıyı yakalamış bir müteahhittir. Geçirdiği kazada vinç tarafından kısmen ezilmiş, bir kolunu kaybetmiş, kaburgaları, kalçası ve kafatası hasar görmüştür. Nekahet dönemi ardından psikoloğunun tavsiyesi ile Minnesota’dan Florida’ya, Duma adasında kiraladığı eve yerleşir ve yine psikolog tavsiyesi ile çizim yapmaya başlar. Ufukta neler gördüğü, kayıplarla kurduğu yeni hayatında belirleyici de olacaktır. Adada tanıştığı Elizabeth ve Wireman ile birlikte, hem adaya hem de başlarına gelen garip olaylarla yüzleşirler.