Gönderi

Asılacak Kadın; Ahh Melek!
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 20:16
Pınar Kür’ün Asılacak Kadın romanı, yalnızca bir kadın hikâyesi değil; toplumsal vicdanın sessizliğini yüzümüze vuran bir çığlık. İlk iki bölümde kullanılan bilinç akışı tekniği, bizi hem Melek’in hem de toplumun zihninde dolaştırıyor. İlk bölümde ön yargının nasıl doğduğunu, nasıl kök salıp bütün hayatları esir aldığını gözler önüne seriyor. Ataerkil düzenin nefes aldırmayan ağırlığını yalnızca okumuyoruz; üzerimize çöküyor, boğazımıza düğümleniyor. Melek’in kendi ağzından aktarılan ikinci bölüm ise paramparça ediyor insanı. O çaresizlik, o yalnızlık… Bir kadının kendi hayatına dair söz hakkının elinden alınmasının yarattığı derin acı, sayfaların arasından sızıp içimize işliyor. Melek, yalnızca bir roman kahramanı değil; bizden önce yaşamış, bugün hâlâ aramızda yaşamakta olan, her gün benzer hikâyelere sıkışan kadınların ortak sesi. Ben doğmadan çok önce yazılmış bir kitabın, günümüzde hâlâ bu kadar güncel ve gerçek hissettirmesi zaten başlı başına bir trajedi değil mi? Romanın son bölümünde Yalçın’ın savunmasıyla karşılaşmak, belki de en sarsıcı noktalardan biri. İyi niyetle atılan bir adımın nasıl felakete dönüşebileceğini, bir kadını kurtarmaya çalışırken aslında daha da çaresiz bıraktığımızı görüyoruz. Yalçın’ın kelimeleri duygu yüklü, ama aynı zamanda çaresizliğin başka bir yüzünü temsil ediyor. Çünkü bu hikâyede kaybeden yalnızca Melek değil; kayıtsız kalmış herkes, seyirci olmuş herkes… Asılacak Kadın, sadece bir bireyin yaşamına değil, bütün bir toplumun körlüğüne tutulmuş bir ayna. Kadınların hayatları kararırken sessiz kalan kalabalıkların gölgesini gösteriyor bize. O sessizliğin, o umursamazlığın ne kadar öldürücü olduğunu unutturmuyor. Okurken hissettiğim şey tek bir kelimeye sığmıyor. Acı, öfke, hüzün, vicdan azabı… Ama en çok da bir utanç: Yıllar geçmiş olmasına rağmen, Melek’in hikâyesini hâlâ bugünlerde yeniden yeniden yaşıyor olmamızın utancı. Ama kitabın yasaklanmasına gelince… İlk başta anlam veremedim. Bir insanın çaresizliğini, toplumun kayıtsızlığını anlatan bu roman neden yasaklansın ki? Fakat yasaklandığı döneme bakınca insan şaşırmıyor. 12 Eylül’ün karanlığı, farklı her sesi susturuyordu. Melek’in hikâyesi de susturulmuştu. Acı olan şu ki, aradan yıllar geçmesine rağmen aynı kayıtsızlık, aynı ön yargı, aynı baskılar hâlâ hayatlarımızda asılmak yok ama yaşanmaya da izin vermiyor düzen. İşte bu yüzden tarih tekerrürden ibaret; biz değişmedikçe Melek’ler de tükenmeyecek.
1000Kitap
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.