Bu eserinde Sezai Karakoç üstad kendine has üslubu ile ümmeti dirilişe çağırıyor. Kitap ana hatlarıyla iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm; İSLÂMIN DİRİLİŞİ
•İslâmın Dirilişinde Avrupa'nın Durumu
• İslâmın Dirilişinde Asya ve Afrika'nın •Durumu
• İslâmın Dirilişinde İslâm Dünyası'nın •Durumu
•Düşüncede Diriliş
•İnanışta Diriliş
•Edebiyat ve Sanatta Diriliş
•Aksiyonda Diriliş alt başlıklardan oluşmaktadır.
İkinci bölüm ise; İSLÂMIN ÇAĞRISI
•İnsana Çağrı
•Müslümana Çağrı
•Yahudiye Çağrı
•Hıristiyana Çağrı
•Doğululara ve Afrikalılara Çağrı
•Din ve Tanrıtanımazlara Çağrı alt başlıklarıyla çağrıda bulunmuştur.
Kitaptan birkaç kesit:
Dünya tarihinin bir eşini kaydetmediği bir medeniyet olan Endülüs Medeniyeti'nin katili bizzat Avrupa değil midir? Kendi hocasına saygı borcunu unutan, çömezinden sevgi beklememelidir.
Dıştan gelecek bir handikapla batmamak için, Batı'yı da, Doğu'yu da iyice ve sürekli olarak gözlemek ve her vakit onlara da İslâm Ruhunu telkin etmek şart-tır. Kurtuluş için Kur'an'ın açtığı ve ışık tuttuğu her yolu denemek gerekir. Başarıyı bize bağışlamaksa ancak Allah'a aittir.
Sürekli ilim çalışmaları, günlük önemli siyasî problemlerimizde bile, buradaki peykleri aracılığıyla “dış basın" denen batı kafası, bize en yarayışsız çözümü empoze eder. Sanki, biz düşünmekten korkarız da, bizim yerimize o düşünür.
Asıl biz, düşünmeyi durdurduğumuzdan İslâmla olan ilişkimizi gevşettik, hatta yer yer kopardık. İslâm'a olan aşkımızı yitirdik. Düşünme bağımsızlığımızı yitirdik.
İslâm aksiyonu bütün ihtişamıyla başladığı zaman, sahte aksiyon sarhoşu kapitalizm, hıristiyanlık, komünizm ve ırkçılık, aslan görmüş hayvan sürüleri gibi yuvalarına çekileceklerdir. Ordusuz savaş, başsız ordu, sabırsız zafer olmaz. Cihad, bütün dallarıyla oluşmadan, ışığa çıkmaz. Ormanı ürperten aslanın bir görünüp kükremesi için yıllar ister.
Müslüman, derinleş. Eşyayı olduğu kadar in-sana ve toplumlara doğru da derinleş. Öyle derin ol ki, sendeki çekim gücü, eşya ve insanı bir vehim dünyasının buğuları gibi senin sularına çeksin... Namazda, oruçta, zekâtta, hacda, hac yollarında derinleş. Akşam vakti, güneşin batı-şından paniğe kapılan kuşların çığlıklarında, sabah, dağ doruklarından günün huzurunu getiren yumuşak ışıkların gümüşsü tüylerinde derinleş. Trajik olma, trajedide derinleş. İstekle kan akıtma, akan kanda derinleş. Çocuğunu hep teknik öğretime koşturuyorsun, çağın alışkanlıklarına ve eğilimlerine uyarak. Onu edebiyata ve düşünceye de yönelt.
Müslüman, şuurlaş. Çileleş ve şuurlaş. Hazreti Hüseyin'in sırf bir dünya günü görmek için şehit olmadığını bil ve şuurlaş.
Erdemlikte en yüce olmalısın ki, peşin hükümle seni aşağı görmeye gelen kendi aşağılığını görsün.
Müslüman, islâmı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.
Şuurlu ve bereketli okumalar dilerim (: