Puan vermedi·298 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 00:00
Emniyete gelen bir ihbarla polis memuru Hızır, yanında gazeteci kimliği taşıyan ve bir gün polisiye yazarı olmayı hayal eden Mehmet ile birlikte olay yerine gider. Ancak karşılaştıkları manzara dehşet vericidir: Çırılçıplak halde, feci şekilde öldürülmüş bir kadın cesedi… Daha bu olayın şokunu atlatamadan şehirde peş peşe başka kadın cinayetleri işlenmeye başlar. Hızır ve ekibi, buldukları ipuçlarını bir araya getirerek karanlık bir gerçeğin izini sürmek zorunda kalır. Peki, tüm bu izler onları kime ya da neye götürecektir? Bu sırada bambaşka bir yerde, çöpçatanlık sitesinde tanışan Nehir ve Volkan ilişkilerinin sıradanlaştığını düşünerek tehlikeli bir adım atar: Hayatlarına üçüncü bir kişiyi dahil etmek… Ancak bu karar, onları hayal ettikleri heyecandan çok bir kabusun içine sürükler ve kendilerini esir gibi bulurlar. Peki, bu cinayetlerin arkasındaki gizemli katil kimdir? Ve neden özellikle başarılı kadınların peşine düşmüştür? Kitaba başladığımda, olayların daha çok +18 içerikler üzerine kurulduğunu gördüm ve ilerleyen bölümlerde nereye varacağını merak etmeden edemedim. Çok fazla argo kelimenin yer aldığı, yeraltı edebiyatına dokunan bir anlatım vardı. Yazar, kendisini ve yaptığı işi de hikâyeye dahil etmeyi ihmal etmemiş, bu da kitaba farklı bir hava katmış. Benim için polisiye kitaplarda en önemli noktalardan biri, katilin aslında göz önünde olup da kolayca tahmin edilemeyecek biri olmasıdır. Bu kitap da bunu başarmış. Bazı bölümleri tahmin etmekte zorlanmadım ama yine de ters köşeye yatırmayı da başardı. Ayrıca bana kitabın devamının geleceği hissini verdi. Başakşehir Sapığı” ilk bakışta sıradan bir polisiye gibi görünüyor; peş peşe işlenen cinayetler, ipuçlarının peşinde koşan polisler ve yakalanamayan bir katil… Ama sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki mesele yalnızca bir sapığın kimliğini açığa çıkarmak değil. Samet Taşdan, okuru karanlık bir labirentin içine bırakıyor ve orada sadece katilin değil, toplumun da yüzüne tutulmuş bir ayna gösteriyor.Cinayetlerin ardında yatan sırlar çözülmeye çalışıldıkça, aslında görünmeyen bir gerçek ortaya çıkıyor: Karanlık yalnızca tek bir kişiye ait değil. Yalnızlaşmış, öfkeli, sevgiden uzaklaşmış bir toplumun gölgesi de bu cinayetlerin içinde dolaşıyor. İşte bu yüzden kitap, yalnızca bir polisiye değil; derin bir yüzleşme hikâyesi aynı zamanda. Okurken sürekli şu soruyla baş başa kalıyorsunuz: Gerçek katil kim? Dışarıda sinsice dolaşan bir adam mı, yoksa içimizde susturduğumuz karanlık mı?
Hişt: Başakşehir SapığıSamet Taşdan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20255 okunma
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.