Merhaba arkadaşlar. Hepimize mutlu ve keyifli bir cuma akşamı ve güzel bir hafta sonu tatili dilerim. Yazar yine bizi büyüleyici bir dünyaya adım attırdı desem yeridir. Bu aynı zamanda yazara bu okuma serüvenindeki veda kitabımız. Yazarla tanışmama vesile olan 13. Savaşçı kitabının, başrolünde efsanelerden Antonio Banderas’ın oynadığı filmini; Mikro için bir film -henüz- bulamadım; son olarak da okuduğum bu kitabın filmi olan ve başrolünde Sean Connery (keşke her filmini seyredebilsem) ve Wesley Snipes efsanesinin olduğu Yükselen Güneş filmlerinin linklerini aşağıya ekleyeceğim. Mutlaka seyretmenizi tavsiye ederim. Bu arada kitap taraması istediğim gibi değil ancak piyasadaki pek çok taramadan daha düzgün. Okurken yormayacak kadar diyelim en azından. Ancak tıpkıbasım değil ne yazık ki.
Şimdi konuya odaklanalım istiyorum. Los Angeles’e uzanıyoruz önce. Burada Japonya’nın dev şirketlerinden Nakamoto’nun Amerikan temsilciliğinin açılışı yapılıyor. Kaç katlı olduğunu biliyor musunuz? İnsan 45 kat yukarıda partiliyor ancak bir üst katta ceset (Chery Lynn Austin) bulunuyor. Daha önce Gardner’in (Erle Stanley Gardner) romanlarını okurken Pearl Harbor üzerinden birkaç yıl geçmiş, sorun yeni ve ona göre değerlendirelim dediğimi hatırlıyorum. Bu kitap yazıldığında ise aradan 50 yıl kadar bir zaman geçmiş oluyordu ama bakış açısı yine benzerdi. Bu önemli bir detaydı çünkü perde arkasında siyasi bir roman özelliğini görmek mümkün.
Japon ve Amerikan ilişkilerine de değinen bu romanda özellikle küresel güç konumundaki ABD’nin kendi içindeki yabancı yatırımcılara koşulsuz olarak destek vermesinin ne kadar doğru olduğu sorgulanıyordu. Kültür farkı sorgulanırken aynı zamanda Doğu ve Batı arasındaki kıyaslama doğunun en çalışkan uygarlıklarından Japonya ele alınarak yapılıyor. Aynı zamanda kitaba ait olan ütopyaya baktığımızda da Japon şirketlerin ABD tekelini de eline geçirdiklerini ve gücü kendi ellerinde tuttuklarını, Amerikan teknolojisinin oldukça geride ve çaresiz kaldığını da öğreniyoruz.
Yine hikayeye odaklandığımızda polisler cinayeti araştırmak için geldiklerinde kamera kayıtlarının kaybolduğunu öğrenirler. Binanın güvenliğinden sorumlu kişiler de net cevaplar vermekten kaçınırlar hem de kasıtlı olarak. Daha sonra bu kadının bir Japon’un metresi olduğunu da öğreniriz. Görevliler kadının evine de bakmak için gittiklerinde ise evin çoktan arandığını fark eder. Sonra bizim polisler bir şüpheli bulmayı başarıyorlar. Hiçbir şey başaramasalar kitap nasıl ilerleyecekti zaten. Ancak şüphelendikleri kişi onlardan kaçarken kaza geçirip ölüyor. Bizimkilerin (Peter Smith ve Tom Graham) elleri tam boş kaldığı sırada gazetelerde çıkan haberler sonrası iyice köşeye sıkıştırılıyorlar. Ortaya bir de polis vahşeti çıkıyor yani.
Son olarak belki pek çok konuda çok sağlam tahminler yapan Crichton’un Japonya hakkında planlarının tutmadığını düşünebiliriz. Sonuç olarak Amerika’yı ele geçirmediler. Ancak bu ele geçirilme konusunu iyi düşünmek gerek. Japonların Amerika’yı ele geçirmedikleri aşikar ancak Amerikan teknolojisinde kullanılan tüm teknolojik aletleri üreten, satan, birleştiren, tasarlayan ve hatta kullanan kişiler olmadıklarını da varsayarsak. Ve bu çok önemli bir nokta. Artık işgaller önceki yüzyıllarda olduğu gibi topraklar ele geçirilerek yapılmıyor. Katılır mısınız, bilmem. Ayrıca kitabın yazıldığı dönemde bir tarafta Asya diğer tarafta Rusya özelinde Amerikan halkının ne düşündüğünü aktaran bir roman olduğu için buna göre de değerlendirmenin doğru olduğuna inanıyorum. Sanırım pek çok millet hala geçmiş yüzyıldaki dünya savaşlarının intikamlarının kendilerinden alınacağını düşünüyor olabilir. Ancak her şart altında iyi bir eserdi ve şimdi bahsettiğim iki filmin linkini bırakarak esere veda edeceğiz:
hdfilmcehennemi.com/13-savasci-izle...hdfilmcehennemi.com/rising-sun
Ek Bilgi: Kitaba adını veren Yükselen Güneş, Japonya’yı temsil ediyor. Bunun sebebi kitabın geçtiği belirli dönem hatta 80 ve 90 yıllarının tamamen Japon hegemonyası altında geçmesine dayalı. Çünkü aynı anda Ruslara ve Amerikalılara teknoloji satıyorlar ve kendi istedikleri kadarını satıyorlar. Pek çok şehirde faaliyet ve yerleşim kurarak buraları satın alıyorlar ve bir nevi işgal yapıyorlar diyebiliriz.
İncelemeler:
#54443702#282997308
Okumalar:
13. Savaşçı
Mikro
Yükselen Güneş
Hepimize iyi okumalar dilerim..
Yükselen GüneşMichael Crichton · İnkılap Kitabevi · 199233 okunma