·49 syf.····Okunma: 20 Eylül 2025 11:11 Bu eser, bilimle insan ruhunun çatışmasını çok güzel sembollerle anlatıyor. Zacharius, saat ustası olarak zamanı kontrol ettiğine inanıyor. Aslında saatler üzerinden “tanrılaşma” arzusunu taşıyor; zamanın efendisi olma hırsı, onun en büyük zaafı. Bu açıdan bakınca, hikâye bana hem insanın teknoloji karşısındaki kibirini hem de bilimin sınırlarını unuttuğunda ruhunu kaybetme tehlikesini düşündürüyor.
Ayrıca Zacharius’un giderek çöken ruh hali, bana “zamanı yönetmeye çalışan insanın aslında onun tutsağı olduğu” fikrini de hatırlatıyor. Saatler durduğunda onun da iç dünyası çözülüyor; yani makinelerle özdeşleşmesi, onu insanlığından uzaklaştırıyor. Bu bana günümüzde teknolojiyi hayatımızın merkezine koyduğumuzda yaşadığımız bağımlılığı çağrıştırıyor.
Öykünün gotik havası, ölümle yaşam arasındaki sınırı ve kaderin değişmezliğini de hissettiriyor. Kısacası ben “Zacharius Usta”yı bir bilim-kurgu klasiği olmasının yanında, aynı zamanda ahlaki bir masal gibi görüyorum: “İnsan, zamanı ve doğayı tümüyle sahiplenemez; aksi halde kendi varlığını tüketir.”