Kocanız rutin koşusundan döndüğünde kanlı kıyafetlerle eve girdiğini hayal edebilir misiniz? Sakin bir hayatları, fazla rutin yaşam düzenleriyle psikoterapist Lily ve eşi profesör Tom mutlu ve çocuklu sıradan denecek birliktelikleri vardı.
Tom o sıradan koşularından birindeyken sahilde bir kadın cesedine denk gelir. Tom her ne kadar polise haber verse de panikle eve döner. İşte olanlar tam da patlayacaktır. İfadeler alınır ama şüpheliler kim sizce? Her bölüm yeni bir olay örgüsüne açılıyor. Öyle ki yavaş yavaş ama fazlasıyla katmanlı bir olay okurlara sunulmuş. Hizmetçinin Günlüğü kitabından hatırlıyorsanız -unutamadığımız metinler arasındaydı- sanırım bu metinide okuduktan sonra unutamayacaklarınız arasında yerini alacaktır. Kanada'da işlenmiş bir cinayetten esinlenilmiş olması bir yana dursun bizzat size "bu kurgu olamaz" dedirtecek kadar iyi bir gerilimdi. Psikolojik gerilim tam manasıyla söylenebilecek bir tür bana göre. Elbette dedektifimiz Rue'yu yabana atmamak lazım. Bizi öyle bir olaya dahil ediyor ki sanki duvara asılı o panoda olay yeri fotoğrafları, maktulün raporları ve şüpheliler hakkındaki bilgilere en az biz koymuşuz kadar tecrübeleniyoruz.
Bu başarı kesinlikle yazarın kalemiyse pek tabii çevirmeninde başarısıdır. Sağlam ve elle tutulan sürükleyici bir roman okumak isteyenler burada mı? Bu öneri yalnızca senin için olsun.
#hastanınsırrı #thepatientssecret #lorethannewhite #junokitap