Nihayet
9/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 14:27
Sınırlar bir şekilde silinmiş gibiydi ve her şey öylece akıp gidiyordu. Yaşlanmakta olan sefil bir şehvet düşkünü elinde tuttuğu çalıntı bir aynayı yüzüme doğrulttu. Bir silah gibi. Ona doğru koştum, sarılacaktım. Hiçbir şeyin gerçek bir başı ve tam bir sonu yoktu. Kendimin hizmetçisini oynayarak onun kölesi oldum. O anda içimden köprünün bir ucundan diğer ucuna koşmak geldi. Olmayan bir köprünün hangi tarafındaydım? Ben de akıp gidiyordum, kıyısızlığa doğru. İnsan kendi zamanını saat ve takvimle ölçemiyor. Koşuyor ve bir an öncesine varmaya çabalıyordum. Önceye doğru koşmak isterken gelecekte kayboluyordum. Dünyadan vazgeçmeye karar veren birinin evinde kalmışım gibi, insanlar için önemli olan her şeyden vazgeçmeye hazır biri olmuştum. Hakkında her şeyi bildiğin birini terk etmenin bıraktığı his. Ardında bırakabilmenin oluşturduğu kabul. Yazarı intihar etmiş bir kitabın sahipsizliği. İçinizi acıtan gerçeklik. Ya sonra? Teslimiyete bulanmış, gelip geçicilikle sarmalanmış hayatların sefil gürültüsü içinde kaybolmak. Ona doğru koştum, sarılacaktım. Bana şöyle dedi: Gidebilirsiniz, ... İçi çimentoyla doldurulmuş gibiydi. Ve içi çimento, dışı et ve kan olan bu insan, bana bir milimetre bile yaklaşmamıştı. Ben gidiyorum, çünkü burada fazlalığım. Dönüp ona bir kez daha baktım. Gitti ve arkasından kapıyı kapadı. Yalnız kaldım. Hâlâ anlamıyorum sadece anlatıyorum. Ruhumda köprülerden ve insanlardan vazgeçtim. Zekanın hiçbir değeri olmadığını, içgüdülerin daha güçlü olduğunu görmüştüm. Dürtüler akıldan daha değerliydi. Artık... Artık kelimelerden hiçbir şey beklemiyordum. Bir kelebek gibi kanat çırparak ağzımdan çıkar çıkmaz uçup kaybolan kelimelerden. Kelimeler artık anlamsız. Nihayet diyerek bir hikayenin sonuna nokta koydum. Fakat sanma ki sen daha güçlüsün. Sadece ben daha zayıfım. Üç karakterin iç hesaplaşması, iç içe geçmiş ilişkiler ağı, hayat, rastlantılar, boşluk ne ararsanız var. Dev bir burgaçla içinize sondaj atıyor. En derine kadar iniyor ve; "et, kemik, kan karışımı bir bedenden daha fazlasıyım ancak bunun ötesine geçemiyorum" diyene kadar durmuyor. Dönen bir şeyin içindeymiş gibi, baş dönmesi ve mide bulantısı karışımı duygular ve düşüncelerin sebepsiz varlığı ile sınıyor beyninizi. İnanmayacak kadar yorgun hissediyorsunuz sayfaları çevirirken. Bırakın öyle kalsın, diyor. Hayatı olduğu gibi. Beyaz bir kağıdın üzerine atılan tek damla mürekkebin dağılışını izlemek ama bunu teknolojik ortamda bir ekrandan izliyoruz artık. Reelde naturel olarak değil. Kendimizi bile. İnsanlığın reels videolarına dönüştüğü simülasyonlardan. Manipüle eden kahramanlar üzerinden. Artık savaşların bitmiş olduğu bir çağda —güçlülerin güçsüzleri dünyanın gözünün içine baka baka öldürmesinin başka bir adı var — hayatın kendisinin sanal bir savaş oluşu. Satın almanıza izin verilen şeyleri kendinizin sanmayın. Size sunulan sadece kullanım hakkı. Bunları elinizden almaları tahmin edebileceğinizden daha kısa sürer. Bırakın kahve zincirleri ve deterjanlarla boykotçuluk oynamayı. Cep telefonunuz olmadan kaç gün dayanabilrsiniz, ya da İnternetsiz durabilme süreniz nedir? Sizi kendinizle savaştırarak ele geçiriyorlar. Onlar sizinle savaşmıyor ki, sizi yendiler. İnsanlar arasındaki sınıfsal çizgilerin belirsizleşirken daha da keskinleştiği bir çağa tanıklık etmek düştü payımıza. Para ve gücün tek değer ölçütü oluşu, her şeyin anlamını yitirmiş oluşu. İnsan artık ne kadar insan? Bir ölüm videosu izlemek ile gerçek bir ölüme tanıklık etmek arasındaki fark gibi. Yaşamdan bir kesit videosu izlemek ve yaşamak arasındaki fark. Yaşamak ile var olmak arasındaki uçuruma cesaretle bakabilmiş Marai. Macar Edebiyatı'nın nefis eserlerinden biri. Bir beyefendi, bir hanımefendi, bir hizmetçi... Orta Avrupa'da çökmekte olan burjuvazinin satırlara düşen gölgesi, bu kitap. Doğruların durumsal, insanların yalancı, hayatın adaletsiz bir yer olduğunu kabullenebilecekseniz, okuyun. Katlanabileceğimiz kadar gerçeklikle yaşamaya alıştık. Nihayet. Bu kelimeyle bitiyor kitap. Bu kelimeyle başlıyor unutuş. Beklemenin son buluşunu anlatan kelime. Nihayet... Sándor Márai İşin Aslı, Judit ve Sonrası
Edebiyat
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,489 okunma
·
1.430 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.